Kızıldeniz dünyadan en fazla dalıcı çeken bölge olmasının sebebini anlamak için videoyu izlemek yeterli olacaktır.
Her yıl binlerce dalıcı bu güzel renkli sulara dalarak keyfini çıkartıyor. Dalıcılar için adeta dalışın kabesi olarak görülüyor.
Her yıl binlerce dalıcı bu güzel renkli sulara dalarak keyfini çıkartıyor. Dalıcılar için adeta dalışın kabesi olarak görülüyor.
Duyuru aşağıdaki gibi :
Eğitmenlerimizin, aşağıda yer alan linkten giriş yaparak bilgi güncelleme işlemlerini gerçekleştirmeleri gerekmektedir.
https://www.tssf.online/BilgiGuncelleme.aspx
Topluluğumuza duyurulur.
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu
Avustralya’nın Sydney kentinde Port Jackson limanında suyun derinliklerinde inceleme yapan Rick Anderson bir köpek balığı ile karşılaştı. Ancak bu alışılmış durumlardan oldukça farklıydı. Öyle ki belki de ilk kez bir köpekbalığı insana saldırmak yerine kucaklaşmayı tercih etti.
Köpek balığının saldırmaması bir yana dalgıç Anderson ile adeta poz verircesine sarmaş dolaş olması gören herkesi şaşkına çevirdi. Ancak köpekbalığı ile dalgıç arasındaki bu bağ yeni bir durum değildi. Yaklaşık yedi yıldır tanışıyorlardı. Köpek balığı Anderson’a o kadar alışmıştı ki ona sarılması için adeta uğraşıyordu.
Köpek balığı ile eğlenen Anderson dost canlısı bir deniz canavarı bulmuştu. Port Jackson limanında sürekli daldığını söyleyen Anderson köpekbalığı ile verdikleri dostluk görüntüleri için “Görünen o ki düzenli ziyaretlerim köpekbalığını hayli mutlu etmiş. Bana o kadar alışkındı ki. Önce yanıma yaklaştı. Ardından sanki ona sarılmam için kollarımın altına doğru sokuldu.” dedi.
Aslında yaklaşık yedi yıl önce sadece altı santim uzunluğunda bir yavruyken onunla oynamaya başladığını söyleyen Rick Anderson ilk iletişim kurdukları zaman “Bana alıştığında onu nazikçe elime alıp, onu yatıştırırdım.” dedi.
Kaynak : MİLLİYET
Dalış klüplerinden Kızılay’a kan bağışı kampanyası 8 Ocak tarihinde Kadıköy’de kar yağışına rağmen yoğun katılımla yapıldı.
8 Ocak tarihinde İstanbul’daki yoğun kar yağışı etkilerine rağmen dalıcılar tarafından kan bağışı kampanyası düzenlendi. O gün İstanbul için en çok katılım yapılan kampanya oldu.
Etkinlik Divefan Club ve Diving Team dalış okulları tarafından Divefan Club Kadıköy merkezi önünde yapıldı.
Bu tür kampanyalar ile sosyal sorumluluk çalışmalarına katılan tüm gönüllüleri kutluyoruz. Bu tür etkinlikleri daha fazla görmeyi istiyoruz.
Regülatörler, dalış tüplerindeki yüksek basınçlı havayı önce ara basınç (ortam basıncı + 8–10 BAR) ve daha sonra da ortam basıncı seviyesine indirgeyerek dalıcıların hava ihtiyaçlarını karşılayan cihazlardır. Tek ve iki kademeli olmak üzere kademelerine, çift ve tek hortumlu olmak üzere de hortumlarına göre tanımlanır. Piyasadaki regülatörlerin büyük bir bölümü iki kademeli ve tek hortumludur. En basit regülatör, tüpe takılan kısım (birinci kademe), solunumun gerçekleştirildiği kısım (ikinci kademe) ve arasında yer alan hortumdan oluĢur. Ayrıca birinci kademeye, tüp hava göstergesi ve bunları birbirine bağlayan yüksek basınç hortumu (ki bu gösterge, içinde derinlik göstergesi ve pusulanın da bulunduğu bir konsol üzerinde olabilir), ikinci bir solunum kaynağı (ahtapot) ve denge yeleği hortumu da bağlanır.
Dalış tüplerini alaşımlarına göre inceleyecek olursak, çelik ve alüminyum tüpler olmak üzere iki grupta toplamamız gerekir. Amaçlarına göre piyasada 0,5 – 5 – 10 – 12 – 15 – 18 litrelik tüpler bulunurken sportif dalışlarda genellikle 10 – 12 – 15 ve 18 litrelik tüpler kullanılır. Dalış tüpleri hacim ve kullanım basıncı gibi özellikleri ile anılırlar.
200 BAR kullanım basıncına sahip olan 15lt’lik bir tüpün içindeki hava miktarı 200×15 = 3000 litredir. Yüzeyde bu kadar hava, yaklaşık bir telefon kulübesi kadar hacmi kaplar. İşte bu hava, basınçlı hale getirildiğinde bize bağımsızlık sağlayacak olan küçük bir hacmin içine yerleştirilmiş olur.
Dalış tüplerinin karakteristik özellikleri boyun bölümlerine kazınmış işaret ve sembollerle ifade edilir.
Bunlardan hidrostatik test basıncı tarihi olan ise kanuni düzenlemede yer alan süreler içinde yeniden kazınarak tüpe eklenir. TÜRK STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ’NÜN TS 7450/KASIM 1994 YILINDA YAYIMLANAN PERİYODĠK MUAYENE, DENEY, BAKIM VE TAMİRİ KURALLARI’NA uygun olarak tüplerin üretim tarihlerinden sonra her 5 (beş) yılda bir hidrostatik teste tabii tutulması gerekir.
O-ringe, inflatorde veya BC’de olabilecek herhangi bir kaçaktan gelen ufak bir hava kaçağı bile bir sorunun işareti olabilir. Genel olarak en çok O-ring ile ilgili sıkıntı göze çarpmaktadır. Bu sıkıntıyı aşmanın basit bir önlemi olarak dalıştan 10-15 dakika önce tüpünüzü açın. O-ring ile ilgili problem ilk 10 dakika içinde kendini belli eder. O-ring değiştirmek yeterli olacaktır.
İnflatorde bir kaçak olup olmadığını muhakkak kontrol edin. Fazla müdahale şansı olmadığı için genelde ekipman değiştirme yoluna gidilir. İnflator kaçakları genellikle bakımsız kalmış malzeme ile ilgilidir. Kendi malzemeniz ise en kısa zamanda bakımlarını yaptırın.
Yine düzgün takılmayan bir maske, maske tahliyesi için sürekli hava üflemeniz gerektiği için bir başka hava tüketim sebebi olabilir. Yüzünüze uygun bir maske seçimi bu ihtimali aza indirecektir. Düzgün olmayan bir maske aynı zamanda gereksiz yere nefes alma oranınızı yükselten ve böylece nefes alma verimliliğinizi düşüren bir stres kaynağıdır.
Ahtapotunuz serbest akışa kolayca geçiyor mu? Bu havayı hızlı bir şekilde boşaltabilir. Ahtapotun dalış sırasında düzgün bir şekilde muhafaza etmeniz gereken bir ekipman parçası olduğunu unutmayın ve ağızlık aşağı gelecek şekilde dikkatlice ayarlayın.
Deneyimsiz dalgıçların havayı etkin olarak kullanamamaları sıkça görülmektedir. Bu her sportif etkinlik için olabilecek bir alışma sürecinin parçasıdır. Dalışa yeni başlayanlar için havayı ne kadar kullandıklarından daha önemlisi dalış sayısını ve tecrübesini arttıracak şekilde dalış yapmalarıdır. Ne kadar tecrübe ederseniz o kadar rahat bir süreç içerisinde hava kullanımınız uygun seviyeye gelecektir. Hava kullanımı iyi olan dalgıçlar bile uzun süre dalış yapmayınca uygun seviyeye gelmeleri biraz zaman alabilir.
Hızlı olmak size bir fayda sağlamaz. Dalış sırasında yapılan hız hava tüketiminin çokça artmasına sebep olur. Yüzerliğinizi düzgün ayarlayıp daha yavaş hareketler ile dalış yaparsanız daha az hava tükettiğinizi görebilirsiniz.
El kol hareketlerinin fazla olması veya gereksiz dönüşler yine hava tüketiminizi etkiler. Acemi zamanlarda bu hareketler sonrasında yüzerlik için tekrar efor sarf etme söz konusu olacaktır. Ellerinizi mümkün olduğunca karnınızın üzerinde toplayacak şekilde hareket edin.
Derinlik arttıkça bulunulan derinliğe göre hava tüketiminin artacağını göz ardı etmeyin. Olması gerekenden daha derin olmaktan kaçınmak dışında yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Bir dalışta bölgeyi biliyorsanız ve kumluk bir alanı geçmeniz gerekiyorsa o alanı daha sığ bir dalış ile geçip gitmek gibi basit uygulamalar toplam dalış süresi için havadan tasarruf etmenize imkân verebilir. Canlılığın olduğu bir bölgede daha derine bakma merakınızı bastırın. Ve o çevrenin keyfini çıkartacak şekilde iyice etrafınıza bakın.
Hava tüketim oranı, kişinin dakikada akciğerlerine aldığı hava miktarı ile ölçülür. Genel olarak insanların dakikadaki hava tüketim miktarı fiziksel ve fizyolojik etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Dalıcılar içinse bütün bunlara ek olarak, hava tüketimlerini etkileyen bir diğer faktör de ortam basıncıdır. Kaç metrede oldukları (ortam basıncı), su altındaki eforları, suyun sıcaklığı, yaş ve kiloları, alkol ve sigara alışkanlıkları gibi birçok parametre dalıcıların hava tüketim oranını değiştirecektir. Yapılan araştırmalar insanların nefes alma dürtülerinin vücutlarındaki oksijen kullanımı sonucunda açığa çıkan karbondioksit miktarına göre denetlendiğini göstermiştir. Yine yapılan araştırmalar sonucunda deniz seviyesinde (1 atm ortam basıncında) normal hareket edecek olan bir insanın dakikada ortalama 25 litre hava tüketebileceği görülmüştür. Ancak artan derinlik dalıcının fiziksel ve fizyolojik yeterliliklerinden bağımsız olarak meydana gelen basınç değişimi dolayısıyla hava tüketim oranının artışına sebep olacaktır. Derinlik arttıkça ortam basıncı da artacak ve solunan hava miktarı da artış gösterecektir. Örneğin deniz seviyesinde ortam 1 atm olduğu için ortalama hava tüketimi 25 litreyken, 10 metre derinlikte ortam basıncı 2 atm olacağından, ortalama hava tüketimi de 50 litreye (25 * 2) ulaşacaktır.
Aldığınız her fazladan ağırlık sizin BC’nize daha fazla hava verme ihtiyacı oluşturacaktır. Dalış sayısı arttıkça ekipman tekniğinizi geliştirerek ve kendi malzemenizi kullanıyorsanız ekipmana alışma süreci ile ortadan kalkabilecek bir sıkıntıdır. Dalış sırasında standart bir dalış ekipmanı kullanıyorsanız ideal olarak kendi ağırlığınızın %10’u kadar ağırlık almanız tavsiye edilir. Alüminyum tüp kullanımında ilave olarak 2 kg daha alınması tavsiye edilir. Dalıcı tecrübe edindikçe kullandığı malzeme ve şartlara uygun olarak ağırlık seçimini yapmayı öğrenmelidir.
Dalıcının bütün bu etkileri değerlendirip yeni malzeme ve yeni bölge dalışları için uygun yüzerliği sağlamada basit bir test yapması gerekir. Bunun için, dalınacak ekipmanlar kuşanıldıktan sonra, BC (denge yeleği) boş durumdayken, normal bir nefes alındığında su seviyesinin göz hizasında olması, nefes verirken de batmaya başlanması gerekir. Bu duruma ulaşılıncaya kadar ağırlık ekleyip ya da çıkarıp yüzerlik testi tekrarlanmalıdır. Bu duruma ulaşıldığında ise, o dalış noktası ve o ekipmanlar için ideal ağırlığınızı bulmuşsunuz demektir.