Sakarya Nehri’ne Anlamlı Dalış

Bahçeşehir Üniversitesi ve Türkiye İşitme Engelliler Derneği’nin katkısıyla geliştirilen “Sualtında Herkes ve Her Dil Eşittir” projesi kapsamında Sakarya Nehri’nin doğduğu Sakaryabaşı’nda dalış yapıldı.

İşitme engelli vatandaşlar “Sualtında Herkes ve Her Dil Eşittir” projesi kapsamında, Eskişehir’in Çiftler ilçesinde yer alan ve Sakarya Nehri’nin doğduğu yer olan Sakaryabaşı’na dalış yaptı. Bahçeşehir Üniversitesi Sualtı Kulübü ve Türkiye İşitme Engelliler Derneğinin katkısıyla geliştirilen proje kapsamında yapılan keşif dalışından sonra, Kulübün Başkanı Günışık Kumru yaptığı açıklamada, işitme engellilere karşı farkındalık yaratmak için bir proje geliştirmek istediklerini ve bu projenin ortaya çıktığını, sualtında herkesin ve her dilin eşit olduğunu belirtti. Sözlerine “Sualtında herkes işaret diliyle konuşmak zorunda. Dalgıçlar iletişim kurmak için basit bir işaret dili kullanıyorlar. Biz de işitme engellilerin su üstünde yaşadıkları sıkıntılara bu proje ile dikkat çekmeyi amaçladık.” Şeklinde devam eden Kumru dalışları geleneksel hale getirmek istediklerini ekledi. Proje kapsamında ilk kez dalış yapmayı deneyimleyen Emre Fırat Yalçın ise “Sualtında çok farklı duygular içerisindeydim. İşitme engellilerin sualtında iletişim kurmaları çok kolay. Engeli olmayan arkadaşlarımızın sualtında konuşmaları çok kısıtlıyken bizim için böyle bir sorun yok. İşitme engellilere karşı olan farkındalığın artmasını diliyorum.” Ifadelerini kullandı.

Dalış Kazaları ve Kazalardan Korunmanın 7 Yolu

Divers Alert Network’un yıllık kaza raporlarına göre dalış sırasında gerçekleşen kazaların pek çoğu birden fazla sebeple meydana gelmektedir. Her dalış kazası birbirinden farklı sebeplerle gerçekleşse de genelde tek bir sebeple değil, zincirleme gerçekleşen birden fazla olay sonucu gerçekleşmektedir.

DAN (Divers Alert Network) raporuna göre dalış kazaları dört ana sebep ile gerçekleşir.

Zayıf Dalıcı Sağlığı

Varolan her türlü tıbbi durum dalıcının güvenliğini etkileyebilir. Örnek verecek olursak; obezite, kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon, geçici veya kronik nefes darlığı, halsizlik, varolan yaralanmalar ve dehidrasyon dalıcının güvenliğini ilk etapta etkileyen faktörler. DAN raporuna göre bir vaka yaşayan dalıcıların %74’ü aşırı kilolu, obez yada morbid obez kategorilerinden birine dahil. %15’i ise yüksek tansiyon veya kalp rahatsızlığına sahip. Bugün dalış sporu birtakım tıbbi problemlere sahip insanlar için yasak değildir ancak bu koşullara sahip kişiler düzenli olarak sağlık kontrolüne girmeli ve durumunu kontrol altında tutmalıdır. Örneğin, takip edilen ve kontrol altında tutulan yüksek tansiyon rahatsızlığı yarattığı tehlike açısından kontrolsüz bir tansiyon rahatsızlığının yanına bile yaklaşamaz. Soğuk algınlığı, grip, alerji gibi geçici rahatsızlıklar da dikkat edilmediği koşulda dalışlarda problemlere sebep olabilir. Geçici veya kronik olsun, uyanık olma, çevresel koşulları tanıma ve tepki verme kabiliyetlerimizi en ufak etkileyen bir sağlık durumu ile dalış sporuna ara vermemiz gerekebilir. Üstelik basit, geçici bir sağlık probleminde bile vücudun tıbbi komplikasyonun etkilerinden kurtulmak için zamana ihtiyacı vardır. Örneğin, öksürüğünüz geçse bile göğsünüzde varolan tıkanmanın temizlenmesi zaman alabilir. Bu da derin nefes alma ihtiyacı duyduğunuz anda bir problem olarak ortaya çıkar ve sizi strese ve paniğe sürükleyebilir.

Prosedür Hataları

DAN raporuna göre dalış prosedürlerine ilişkin yapılan hatalar arasında en çok yüzerlik hataları, yükseliş hızında yapılan hatalar, kaçırılan dekomprasyon durakları, kulak eşitleme sorunları ve yanlış hava alımı yer alıyor. Özel becerilerin bilinmesi gereken dalışlarda gerçekleşen bazı kazalarda dalgıçların gerekli eğitimi almadan bu dalışlı yaptığı görülürken, bazı kazalarda ise gerekli eğitimi almış ancak acil müdahale becerilerinin pratiğini yapmamış olduğu görülüyor.
İlk Yardım / Rescue Eğitimleri
Raporda yer alan kazaların %26’sı acil çıkışlarla yaşanırken, %14’ünde tetikleyici faktör yetersiz hava kaynağıdır. Güçlü akıntılar %10, bir şeylere dolanma %9 ve ekipmanın sebep olduğu problemler %8’lik bir dilime sahip. DAN Başkanı ve Scuba Diving Safety kitabının yazarlarından olan Dan Orr dalış güvenliği ile ilgili “Dalgıçların problemlerle başa çıkabilme kabiliyetlerini arttıran üç şey var; tecrübe, tecrübe, tecrübe.” diyor.

Çevresel Faktörler

Açık deniz ortamları çok hızlı değişiklik gösterebilir. Tecrübesiz ve kötü koşullara hazırlıksız olan dalgıçlar adaptasyon problemi yaşayabilir ve birer kurbana dönüşebilir. Dalış yapmadan önce hava ve su sıcaklıklarını, akıntıları, dalga hareketlerini, derinliği ve suyun berraklığını önceden değerlendirin. Her dalış birbirinden farklıdır. Örneğin, sıcak sularda dalış yapmaya alışkın bir dalıcıysanız, soğuk suya yaptığınız ilk dalışta problemlerle karşılaşabilir; sığ sularda dalış yapan bir kişi ilk derin dalışında hava tüketimi konusunda sıkıntılar yaşayabilir veya batık dalışlarından birinde kuvvetli bir akıntıyla karşılaşabilirsiniz. Bu sebeple dalışlardan önce gerekli hazırlığı yapmalı ve tüm riskleri gözden geçirerek dalış planınızı hazırlamalısınız.

Ekipman Problemleri

DAN araştırmalarına göre ekipman arızaları en az sayıda kazaya sebebiyet veren ve en öngörülebilir, önlenebilir kazalardır. Ekipmanların fiilen sebep olmadığı bu kazalardan %7.5’ine BC’ler, %6’sına regülatörler, %5’ine ağırlıklar ve %3’ünden azına maskeler, paletler, kuru elbiseler ve dalış bilgisayarları sebebiyet vermiştir. Donanım sorunları genelde dalış öncesi gözlemlenebilecek problemlerdir ve suya girmeden önce önlem alınabilir. Bu tür kazalara sebebiyet vermemek için yapılması gereken en iyi şey dalışlardan önce iyice kontrol etmek ve gerekli bakımları zamanında yaptırmaktır.

Kazalardan Kaçınmak için 7 İpucu

  • Eğitiminizin dışına çıkmayın. Dalış kazalarının pek çoğu batık, mağara gibi bölgelere yapılan dalışlara katılan tecrübesiz dalıcıların başına geliyor. Uygun eğitimi almamış dalıcılar, beceri seviyelerinin üstünde yer alan bölgelerde sıklıkla bu problemleri yaşamaktadır. Eğitim seviyenizin üzerinde beceri gerektiren bölgelere dalmaktan kaçının.
  • Doğru ekipmanları kullanın. Bulunduğunuz koşullara uygun dalış takımlarını kullanmak zor durumda kaldığınız bir anda hayat kurtarıcı olacaktır. Ekipmanlarınız size ve ortama uygun olmalı, bakımları düzenli olarak yapılmalıdır.
  • Bilgilerinizi güncelleyin. Uzun süreli verdiğiniz aralardan sonra bilgilerinizi hem teoride hem pratikte tekrar gözden geçirin. Mümkünse bir havuzda kısa bir güncelleme dersi alın. Bu şekilde hem daha özgüvenli ve keyifli vakit geçirebilirsiniz.
  • İlk yardım dersi alın. Her dalıcı acil durumlarda nasıl aksiyon alması gerektiğini iyi bilmelidir. Bu eğitimlerin ilk yararı kendi güvenliğinizin sorumluluğunu alabilmeyi ve sıkıntılarla başa çıkabilmeyi öğretmesidir.
  • Basit dalış becerileri aslında o kadar da basit değil. En temel beceriler kimi zaman hayat kurtarıcı olabilir. Maskeden su tahliyesi, hava paylaşımı, kayıt defteri tutmak gibi temel becerileri kullanın.
  • Sağlığınıza dikkat edin. Gerekli sağlık kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın ve dalış yapmanıza engel bir sağlık probleminiz olup olmadığı konusunda dikkatli davranın. Spor yapmayı ihmal etmeyin. Spor yapmak ve kondisyonlu olmak sizi pek çok sağlık probleminden de uzak tutacaktır.
  • Kişisel güvenlik çemberinizi belirleyin. Rahat hissetmediğiniz hiçbir dalışı yapmayın ve hayır demekten çekinmeyin. Aklınıza gelen her şeyi eğitmenlerinize sorun ve eğitiminizde bir eksikliklik hissediyorsanız paylaşın.
 

Dalış Ekipmanları Kullanımı ve Bakımı Hakkında 17 İpucu

Bizi sualtına bağlayan dalış ekipmanları neredeyse elimiz kulağımız oldu. Ancak kimi zaman hazırlanmak ve onların bakımını yapmak çok yorucu olabiliyor. Bu sebeple her dalgıç kendince çareler ve hileler üretiyor. Biz de hocalarımıza sorduk ve sizler için bir ipucu serisi hazırladık.

1. Bir regülatorünüz yoksa kendinize uygun bir ağızlık alıp, kullanabilirsiniz. Böylelikle kiralık ekipmanları daha hijyenik ve daha rahat bir şekilde kullanmış olursunuz. 2. Birden fazla dalış yapacaksanız dalış kıyafetinizi giymeden önce vücudunuza bebek yağı sürebilirsiniz. Böylece kıyafeti daha rahat giyebilir, tatil sonunda yaşayacağınız eklem ağrılarından kurtulabilirsiniz.
Plastik kelepçeler neredeyse herşeyi tamir edebilir. Çantanızdan ayırmayın.
Plastik kelepçeler neredeyse herşeyi tamir edebilir. Çantanızdan ayırmayın.
3. Bebek yağı yerine, bebek şampuanı veya plastic poşet kullanabilirsiniz. Poşeti elinize ve ayağınıza geçirip kıyafeti giymeye çalıştığınızda kıyafeti ne kadar rahat giyeceğinizi sizde göreceksiniz. 4. Seyahat ekipmanları almayı tercih edin. Pek çok scuba ekipmanı markası kompakt ve hafif ekipmanlar yapmakta. Böylece bütün ekipmanları tek çanta ile taşıyabilirsiniz. Regülatörünüzü, kameranızı, fenerinizi ve kimliklerinizi tek bir sırt çantası yapmanız mümkün. Bu sizi yüklü para harcamalarından ve havaalanlarında kaybedeceğiniz vakitlerden kurtaracaktır. Hiç kaybolmayacak olmaları da başka bir artı. 5. Deniz seviyesine indiğinizde kameranızın veya fenerlerinizin muhafazaları elle açılmayabilir. Bu durumda 15 dakika buzlu suda veya buzdolabında bekletmeniz kolayca açılmaları için yeterl olacaktır. 6. Önemli seyahetlerinizden önce ekipmanlarınızın bakımlarını mutlaka yapın.
Bire bir oranında bebek şampuanı ve suyu karıştırıp kullanmak buğuyu önleyecektir.
Bire bir oranında bebek şampuanı ve suyu karıştırıp kullanmak buğuyu önleyecektir.
7. Kırık paletiniz mi var? Diğerinide eşit boyda olacak şekilde kesin ve kullanmaya devam edin. Bu ipucu genelde uzun palet kullanan arkadaşlarımız için daha faydalı olacaktır. 8. Plastik kelepçeler neredeyse herşeyi tamir edebilir. Çantanızdan ayırmayın. 9. Bütün ekipmanlarınızın üstüne adınızı yazın. Bu karışıklıkları önlemenin en iyi yoludur. 10. BC’nizi hazırlamadan önce ıslatırsanız daha güvenli bir bağlantı elde edebilirsiniz. 11. Dalış bıçağınızı paslanmaması için silikon yağı veya koruyucu başka ürünler ile mutlaka korumaya alın. 12. Tokalı paletleri yaylı ve kolay giyilebilir olanlarla değiştirin. Çok rahat edeceksiniz.
Yapacağınız dalışları düşünüp ona göre hazırlanın.
Yapacağınız dalışları düşünüp ona göre hazırlanın.
13. Basit tutun. Yapacağınız dalışları düşünüp ona göre hazırlanın. Planınızı yapın ve öyle valiz hazırlayın. Bu sizi ekstra ekipman taşımaktan ve bagaj ücretlerinden kurtaracaktır. 14. Saçlarınızı çekiştiren ve karıştıran maske kayışınızdan bıktınız mı? Neopren bir kayışla değiştirin. 15. Gideceğiniz destinasyonun su sıcaklıklarına bakın ve ona göre ekipmanlarınızı hazırlayın. Sizi soğuk sudan koruyacak bir ekstra ekipmana ihtiyacınız var mı mutlaka kontrol edin. 16. Maskeniz için buğu önleyiciniz bitti mi? Tükürmek bakteri oranını arttıracaktır bunun yerine bire bir oranında bebek şampuanı ve suyu karıştırıp kullanabilirsiniz. 17. Dalışlardan sonra ekipmanlarınızın bulunduğu bölüme geçin. Eşyalarınızı bir yere, dalış tüpünüzü başka bir yere bırakmak karışıklığa ve kaosa sebep olacaktır. Kendinize belirlediğiniz yeri kullanırsanız daha hızlı aksiyon alabilirsiniz.

Dalışta Eğitimin Önemi

Dalışta iyi bir dalış eşinden daha önemli ne olabilir. Hemen hemen her şey için ikinci bir seçeneğe sahipsiniz  – Hava, Ekipman, Beyin -.

Hiç düşünmemiş olabilirsiniz. En yakınınızda düşünen, deneyimleri olan birisinin olması veya yoksa trajedilerin başlangıcı olabilme ihtimali. Başlangıçtan beri sportif (rekreasyonel) dalışın temel unsurlarından biridir DALIŞ EŞİ (BUDDY). Ama her zaman aynı dalış eşinizi bulabilecek misiniz? Yada bu işin temel prensiplerini iyice kavrayarak her zaman uygula yoluna mı gideceksiniz? Dalış hayatınız başlayıp belirli bir tecrübeye sahip olunca nedense bir çok kimseye cesaret gelir. Daha derin dalış yapmayı arzularlar hep. Bi süre sonra ise yalnız dalsam şuraya diye kurgulamalar başlar. Son zamanlarda dalış sistemlerinde yer bulmaya başlayan solo dalış için düşünmeye bile başlayanlar vardır. Peki yeteri derecede güvenlik bilgi ve tecrübesine, ekipman tanıma, sorun çözme ve en önemlisi sağlıklı olduğunuza nasıl emin olacaksınız. Dalış hayatına başlayan bir çok dalgıç bir süre sonra su altında kendilerine gelen güven (!) ile garip şekilde davranmaya başlar. Kendini kurtarma becerisi gerektirecek davranışlarını ve becerilerini hiç geliştirmeye çabalamazlar. Çok basit bir şekilde eğer malzemelerinizi hazırlayan biri var ise kendi ekipmanlarını kurmak ve kontrol etmek dahi yapılmamaya başlar. Farkın ne olduğunu düşünmezler bile. Standart ekipman işte düşüncesi vardır. Kendine güvenen dalıcı, güvenlik konusunda dikkatli ve kendi seviyesine göre yeterliliklerinin farkında olan dalıcıdır. Su altında olabilecek her türlü senaryo için hazırlıklı olmak için sorgulamak yanlış mı? Peki bunlara karşı ne gibi bir önlem alıyorsunuz? Eğitmeninizden yardım veya destek istiyor musunuz?

TANIMLAYIN

Ekipman arızaları, dalış sırasında karşılaşılabilecek küçük sıkıntı ve çözümleri, dalış bölgesinde ki akıntı, kayıp dalıcı için gereken prosedürler, dalış planına aykırı zorunlu değişiklikler yalnızca birkaç tane sıkıntıdan ibaret görünüyor değil mi? Kendinizi esas bunlara hazırlamanız gerekiyor. Yoksa dalalım canlıları görelim, batık güzelmiş vs. hoş geliyor ama unutmayın bize ait olmayan bir yere insan yapımı malzemeler ve net bir şekilde bilinmezler ile dolu bir yere dalıyoruz. Senaryoları yaşamadan eğitmenleriniz ile konuşarak nasıl göründüğünü, nasıl geliştiğini ve nelerin farklı yapılabileceğini öğrenebilirsiniz. Eğitiminizin bir süreç olduğunu ve hiç bitmeyeceğini unutmayın. Her dalış bir tecrübe, her dalış bir eğitimdir.

BECERİLER

İlk Yardım (Rescue) eğitimleriniz almak yeterli değildir. Yada başka eğitimler de alabilirsiniz. Sonuç?  Aldığınız eğitimin becerilerini geliştirmezseniz neye yarar. UYGULAMA, TEKRAR, UYGULAMA, TEKRAR, TEKRAR….. Eğitim sırasında maskesiz soluma yaptınız. Peki birkaç dalış sonra bir daha denediniz mi? Kemer yada BC çıkart/tak tekrar ettiniz mi? Ekipman bağlamak veya sökmek artık nerede ise gözü kapalı yapar hale gelmeniz iyi olmaz mı? Evet haklısınız “Eğitim zor, dalmak kolay.” Artık ekipmanlar kişisel konfora yönelik yapılmaya başlandı. Dalış bilgisayarları deko tablolarının yerini aldı. BC’ler daha rahat ve çeşitli. Regülatörlerimiz hayati derecede önemli artık yedekli ve daha güvenilir testlerden geçerek bizlere ulaşıyor. Ama ne olursa olsun yine de bir dalış eşinin beyni hiç birinde yok. Yanınızda ki arkadaşınız sizin için bu kadar önemli. Çünkü hiç bir ekipman sağduyu veya gözlem yeteneğine sahip değil. Gözleme yapamaz, kontrol edemez.

HUZUR İÇİN DALIYORUZ

Panik su altındaki en büyük tehlikedir. Su altında hava olduğu sürece çözemeyeceğiniz hiç bir sorun yoktur. Önemli olan bir sorun anında alacağınız reaksiyondur.

Temel prensip “Dur. Düşün. Uygula.”

Kendinize veya başka birine yardım etmeniz gerektiğinde adım adım uygulayın. DUR : En basit manada zihninizi sakinleştirmenizi sağlar. Kalbinizi rahatlatır. Ve durumun farkındalığını yakalarsınız. DÜŞÜN: Durumun farkında iseniz aldığınız eğitimlerde size anlatılanlar hızlıca geçecektir zihninizden. Ve yeterince pratik yaptıysanız güvenli bir şekilde ne yapacağınızı biliyorsunuz. UYGULA: Sadece uygulama kaldı geriye değil mi? Evet. Dalış dünyasında pek dikkat edilmeyen bir yere deyinmeye çalıştık. Lütfen dalış becerilerinizi bir daha değerlendirin. Kendiniz de eksik gördüğünüz bir konuyu eğitmenleriniz ile paylaşın ve gerekiyorsa su altı çalışmalarını da yapın. Çekinmeyin. Sizden gelen bu tür istekler emin olun eğitmeninizin hoşuna bile gidecektir (kendi adıma :)) .  

Kaş’ta Batırılan Tanka ait Görüntüler

Antalya Kaş’ta 45 tonluk tank Güvercin Adası’nda 14 metre derinliğe batırıldı. Balonlarla yüzdürülerek batırılan tank dalış turizmine hizmet edecek.

Batırılan tank 1960 yılı Amerika Birleşik Devletleri yapımı, 45 ton ağırlığında ve 105 milimetre topa sahip ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden sağlandı. Konyadan Kaş’a getirildikten sonra önce 5 metreye batırılan tank ardından balonlarla Güvercin Adası’nda belirtilen noktaya batırıldı.

Dünyanın 2.Tank batığı kaş'ta güvercin ada mevkiinde 14 metre derinlikte misafirlerini bekliyor…haydi dalışa….#tank #wreck #barakudadivingcenter #kaş #antalya #dalış #scuba #diving #underwaterphotography

Posted by Mustafa Emre Kolbakır on Monday, May 22, 2017
  Tankın batırılması ile beraber Antalya ilimizde toplamda 7 batık; bir tank, üç gemi, bir uçak, bir Sahil Güvenlik botu ve bir savaş uçağı dalış turizmine açık duruma gelmiş oldu.    

Bandırma Erdek Körfezi’nde Yer Alan Yapay Resifler İncelenecek

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, 2010 yılında bırakılan yapay resiflerin durumlarını ve biyolojik çeşitliliğin artıp artmadığını belirlemek amacı ile dalış yapılacağını açıkladı.

Mustafa Sarı yapay resiflerin doğru bölgelere bırakılırsa faydalı olacağını belirtirken sözlerine “Resifler canlıların üremeleri için çok faydalıdır. Bu balıkların ve canlıların biyolojik çeşitliliğini arttırırken trolle avcılığıda engeller. Balıkların yurt edinmelerini sağlar ancak denizcilik sektöründe herşey hesap kitap işidir. Bizde bu resiflerin biyolojik çeşitliliğe olan etkilerini inceleyeceğiz. Bu ay sonunda Erdek Körfezi’ne dalış yapmayı planlıyoruz.” dedi. Yapay resifler körfeze 13 Haziran 2010’da atılmıştı. Toplamda bırakılan 540 yapay resifin 360’ı Erdek Körfezine, kalanı ise Ocaklar Mahallesi denizi açıklarına bırakılmıştı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Dekanı Sarı, turizmin çeşitlenmesi ve Erdek’te sualtı turizmininde hayata geçmesi gerektiğini belirtti.

Güvenlik Durağı İçin İpuçları

Her dalış bir güvenlik durağı ile bitmelidir. Dalışın sonuna doğru yüzeye yakınlaştıkça yüzerlilik ile ilgili sorunlar ortaya çıkmaya başlar.Tüpünüzde ki hava azalmıştır. Nötr yüzerlilik için geciken önlemler sonrasında da kendinizi kontrolsüz bir şekilde yükselirken bulabilirsiniz.

Bu durumlara karşı alınacak basit bir kaç ipucu verelim sizlere.

YAVAŞ YÜKSELİN

Dakikada 10 mt. hızla yükselmeniz gerektiğiniz asla unutmayın. Eğer dalış bilgisayarınız var ise takip etmeniz daha kolay olabilir ve zaten hızlı çıkışınız varsa dalış bilgisayarınız sizi uyaracaktır. Gelen uyarı seslerine kayıtsız kalmayın. Ses sizin dalış bilgisayarınızdan gelmiyor bile olsa bir anlık kontrol yapın. Sesin yönü ve şiddetini su altında kestirmek zordur. Su altında ses havaya göre 4.5 kat kadar daha hızlı iletildiğini hatırlayın. Dalış bilgisayarınız yok ise konsol üzerinden takip etmeye çalışın. Her halükarda ekipman ile olabilecek her türlü sıkıntıya karşın en basit önlem regülatörünüzden çıkan kabarçıklardan daha hızlı olmayacak şekilde yavaşça yükselin. Yükselmeye başladığınız zaman BC içindeki havanın hacmi genişleyecektir. Zamanında ve yeterli miktarda boşaltma yaparak kontrolün sizde olmasını sağlayabilirsiniz. Orta su dalışı yapıyorsanız ve tekneden uzak bir yerden çıkma ihtimalinize karşın yanınızda yüzey işaretleyici şamandıranızı (SMB) bulundurun ve ihtiyaç durumunda kullanın.

UYGUN DURUŞ

5 metreye geldiğiniz zaman vücudunuzu doğru bir pozisyonda beklemede kalacak şekilde ayarlayın ve sabit bir şekilde derinliğinizi korumaya çalışarak bekleme durağınızı net olarak tamamlayın. Dalış bilgisayarlarınız var ise dalış eşiniz ile de teyitleşmeyi unutmayın. Bekleme sırasında 2.5mt ve üstü bir seviyeye gelmek doğru bir bekleme durumu değildir. Güvenlik beklemesini önemsemeyen veya dikkat etmeyen kişilere karşı dikkatli olun.

SABİT KALIN

Orta su dalışı yapıyorsanız ve teknenin zincirinden tutunuyorsanız aşağı yukarı hareketlerin olabileceğini unutmayın. Sabit bir şekilde kalmak için seviyenizi kontrol altında tutun. Halat veya zincir aşağı yukarı hareketine karşın tutunurken biraz gevşek bir şekilde tutun ve seviyenizi dalış bilgisayarı ile kontrol altında tutun.

DEKO DURAĞI

Her dalıcı kendi güvenlik durağına dikkat etmelidir. Başka bir dalıcıya güvenmeyin. Belki sizden daha sığ bir dalış yapmıştır siz 1-2 mt dahi olsa daha aşağıda kalmış olmanız bekleme durağınızı farklılaştırır.

Dalgıçlar bazen güvenlik durağı sona erdiğinde herşeyin bittiğini düşünürler. Tekneye kadar hızlıca yüzebiliriz diye düşünürler. Fakat son 5mt dalışın en önemli anlarındandır. Dakikada 10 metrelik hızla aynı olacak şekilde son 5mt yi yavaş ve kontrollü bir şeklide yükselmeyi ihmal etmeyin.

 

Soframızda Yer Alan Deniz Tuzunda Plastik Atık Tehlikesi

Soframızda yer bulan plastik atık içeren balığa artık plastik atık içeren tuz ekebilirsiniz. 

Okyanuslarda oldukça fazla plastik ve atık malzemeler bulunmaktadır. Plastik atıklar kumsalları ve sahil şeridini çöp yığınları haline getiriyor, eko sistemi etkiliyor ve gıda zincirine katılıyorlar. Ancak gıdalarda ne kadar bulundukları henüz çok net değil. Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, Avustralya, Fransa, İran, Japonya, Malezya, Yeni Zelanda, Portekiz ve Güney Afrika gibi 8 farklı ülkeden alınan 16 adet farklı deniz tuzu analizinde sadece 1 tanesi hariç diğer tüm örneklerde mikroplastik tespit edildi. Malezya Putra Üniversite’sinde yapılan analiz çalışmasında, araştırmacılar deniz tuzu içerisindeki bileşenleri filtreleyerek ayırdılar. Daha sonra filtrelenen örnekler üzerinde spektroskopik inceleme ile kirliliklerin kompozisyonunu belirlediler. Analiz edilen 16 örnekten 15 tanesinde mikroplastik yoğunluğu yüksek toplam 72 farklı kirlilik bulundu. Her bir örnek kilogram başına 1-10 arası kirlilik içermektedir. Tek kirlilik içermeyen örnek ise Fransa’dan alınan deniz tuzu örneği olmuştur. Alınan sonuçlar bilim çevreleri tarafından çok önemli ancak beklenmedik değil diye tanımlanmaktadır. Elde edilen sonuçların en önemli çıktısı, şu anda sağlığı tehdit eder boyutlarda olmamasına rağmen, bulguların insanların çevre bilinçsizliği hakkında önemli bir gösterge olduğunu ve böyle giderse kirliliğin çok yakında sağlığı tehdit eder seviyelere gelebileceğini söylemektedirler.
Kaş limanda yapılan sualtı temizliğinde çıkarılan çöplerin sadece %1 ‘i.

Kaş’ta Tank Batırılacak

Dalış turizmi ile binlerce turist çeken Antalya’nın Kaş ilçesinde tank batırılacak. Tank, daha önce batırılan gemi ve uçak ile beraber dalış turizmine hizmet edecek.

Kaş’ta dalış noktası oluşturma çalışmaları devam ediyor. Vali Münir Karaoğlu’nun çabaları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden sağlanan tank batırılacak. 45 ton ağırlığında olan tank 1960 yılı ABD yapımı. Konya’dan Kaş’a getirilen araç 4 personel taşıyabiliyor. 20 Mayıs Günü saat 16.00’da Güvercin Adası mevkiinde batırılacak olan tank uzman dalgıçlar eşliğinde balonlarla su yüzeyinde taşınacak. Bu tank ile beraber, yakın zamanda batırılan Paris 2 batığının, Yat Limanı açıklarında batırılan Fransız savaş gemisnin dalış turizmini daha da canlandırması bekleniyor. Daha önceki yıllarda da Antalya’da 3 gemi, 1 uçak, bir Sahil Güvenlik botu ve bir savaş uçağı dalış turizmi için batırılmıştı.  

Regülator Nasıl Çalışır?

Regülatörler, dalış tüplerindeki yüksek basınçlı havayı önce ara basınç (ortam basıncı +8 – 10 bar) ve daha sonra da ortam basıncı seviyesine indirgeyerek dalıcıların hava ihtiyaçlarını karşılayan cihazlardır. En basit regülatör, tüpe takılan kısım (birinci kademe), solunumun gerçekleştirildiği kısım (ikinci kademe) ve arasında yer alan hortumdan oluşur. Ayrıca birinci kademeye, tüp hava göstergesi ve bunları birbirine bağlayan yüksek basınç hortumu (ki bu gösterge, içinde derinlik göstergesi ve pusulanın da bulunduğu bir konsol üzerinde olabilir), ikinci bir solunum kaynağı (ahtapot) ve denge yeleği hortumu da bağlanır.
DIN
INT
    Regülatörler tüpe bağlanma şekillerine göre INT ve DIN olmak üzere iki gruba ayrılır.       Birinci kademe tüp basıncını ara basınca indirger ve havayı yapısındaki kanallardan (terminal) ikinci kademelere dağıtır. Birinci kademe kanallarından sadece bir tanesi tüpteki havayı herhangi bir işleme sokmadan direkt olarak yüksek basınç göstergesine götürür. Bu kanalın çıkışında, diğer kanallarla karıştırılmasını engellemek için bir işaret bulunur (HP). Kimi regülatörlerde yüksek basınç çıkışı aynı zamanda farklı bir çapta ağız açıklığına da sahiptir. Böylelikle diğer çıkışlarla karıştırılması ihtimali ortadan kaldırılmış olur. Yüksek basınç çıkışı tüpteki havayı yüksek basınç hortumu ile yüksek basınç göstergesine taşır ve böylelikle tüp içindeki havanın dalış süresince izlenmesini sağlar. Bu sistemden farklı olarak kimi dalış bilgisayarlarının yüksek basınç çıkışına takılan kablosuz verici adaptörleri sayesinde, tüpteki hava basıncı seviyesi kablosuz olarak dalış bilgisayarı ekranına aktarılabilmektedir.             Günümüzde sık olarak kullanılan tek hortumlu çift kademeli regülatörler, birinci kademe diyaframlı veya piston sistemli olmak üzere iki tiptir. Tüp içerisindeki basınç birinci kademe indirgeme valfında ara basınca indirgenir ve terminalden ikinci kademeye gönderilir. Regülatörün ikinci kademesindeki hava boşluğu, dış ortamdan elastiki bir diyafram ile ayrılmıştır. Dalıcı nefes aldığında, buradaki hava boşluğunda basınç dengesizliği meydana gelir. Basınç değişimi diyaframı açılmaya zorlayarak ikinci kademedeki alçak basınç akış valfının açılmasını ve böylelikle de dalıcının ortam basıncında hava ile solunum yapmasını sağlar. Tersi türdeki basınç değişimi (nefes almama yada nefes verme durumunda) alçak basınç valfının tekrar kapanmasını sağlar ve böylelikle dalıcı nefes almak istemediğinde birinci kademeden gönderilen hava kesilmiş olur. Bu mekanizmaya sahip olan regülatörler, demand sistemli regülatörler olarak adlandırılır (demand ing: istem, istek; istemli regülatör de denilebilir). Regülatörlerde ikinci kademe üzerinde serbest tahliye düğmesi bulunur. Bu düğme dalış öncesi regülatörün çalışıp çalışmadığını kontrol etmede ve dalıştan sonra da regülatörle tüp valfı arasındaki basınçlı havayı tahliye etmede kullanılır. Bu tahliye valfinin en önemli görevi regülatörün ikinci kademesi su altında ağzımızdan çıkarsa, ağzımıza tekrar alırken içinde bulunan suyun tahliyesini sağlamaktır. Birinci kademe üzerinde yer alan hava çıkış terminallerinden yüksek basınçlı hava çıkışına (HP), sualtı yüksek basınç göstergesi (SPG) monte edilir. Alçak basınç hava çıkış terminallerine (LP) ise ikinci kademe, denge yeleği hortumu ve yedek hava kaynağı (ahtapot) bağlanır.   İkinci kademedeki çıkış basıncı, ortam basıncı ile yani yaklaşık olarak dalıcının ciğerlerindeki hava basıncı ile aynıdır. Tek hortumlu regülatörlerde solunum, çift hortumlu regülatörlere kıyasla daha kolay ve rahattır. Tek hortumlu regülatörlerdeki kademeler arasındaki hortum ince çaplı ve sağlamdır. Bu özellik sayesinde sudaki sürtünme azaltılmış olur. Soğuk sulara yapılan dalışlarda birinci kademenin donma ihtimali yüksektir; ancak regülatörlerin soğuk sularda donmasını, kirli sularda da tıkanmasını önleyen adaptörler bu tip istenmeyen sorunları ortadan kaldırır. Bazı regülatörlerde ikinci kademelerde hava ayar valfları bulunur. Bu valflar havanın çok veya az gelmesini sağlar. İki kademeli regülatörlerin dezavantajları ise kabarcıkların zaman zaman görüşü engellemeleri ve solunumu sağlayan ikinci kademelerinin ağızda uzun süre taşınmasının yorucu oluşudur. Regülatörler her dalıştan sonra tatlı suyla yıkanmalıdır. Bu yıkamada basınçlı su kullanılmaz. Ancak yıkamadan önce toz kapağının yerinde ve kuru olup olmadığı kontrol edilmeli, toz kapağı su almayacak şekilde kapatılmalıdır. Yıkama sırasında ikinci kademe üzerindeki serbest akış düğmesine basılmamalıdır. Birinci kademeye girebilecek birkaç damla su ciddi problemlere yol açabilir. Yıkama işleminden sonra regülatör, asılarak veya serin ve kuru bir yerde saklanmalıdır.