Ağva’da 2. Dünya Savaşı’ndan kalma denizaltı bulundu

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve TRT işbirliği ile gerçekleştirilen belgesel çalışmasında Ağva’nın 2 mil açığında 2. Dünya Savaşı’ndan kalma Alman denizaltısı tespit edildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve TRT işbirliği ile gerçekleştirilen Mavi Tutku belgesel çalışmasında Şile-Ağva açıklarında batan 2. Dünya Savaşı’ndan kalma Alman denizaltısı U23 bulundu.

Alınan bilgiye göre, TCG AKIN arama ve Kurtarma gemisi, Ağva’nın 2 mil açığında yaptığı çalışmalarda denizaltıyı 40 metre derinlikte buldu ve uzaktan kumandalı cihazla görüntüledi.

TRT Haber’in sualtı belgesel programı Mavi Tutku ve Deniz araştırmacısı Selçuk Kolay’ın yaptığı araştırmalar sonucunda denizaltının bulunduğu düşünülen alanda yapılan çalışmalar, tarihin karanlık bir sayfasını daha aydınlatmış oldu.

U23 denizaltı batık keşfini 1 yıl önce donanmaya katılan TCG AKIN gemisi yaptı. Gelişmiş sualtı arama cihazlarına sahip olan gemide, 1.000 metre derinliğe kadar görev yapabilen ROV adı verilen uzaktan kumandalı sualtı cihazı bulunuyor.

TCG AKIN gemisi Komutanı Deniz Yarbay Cenk İlgün, derinlerde kaybolan bir tarihin tanığı U23’ün keşfini gerçekleştirmekten mutlu olduklarını belirterek, “TCG AKIN komutanlığı mavi vatanda daima Türk milletinin hizmetindedir.” dedi.

TCG-AKIN

TRT Haber Mavi Tutku belgesel yönetmeni Hakan Aslan ise “Uzun zamandır Alman denizaltılarının Karadeniz’deki harekatı ve sonrasında yaşananlarla ilgili çalışmalarımız devam ediyordu.

Denizaltı personeli ve görgü tanıklarının anlatımıyla hazırladığımız belgesel TRT ekranlarından çok yakında izleyici ile buluşacak.” değerlendirmesini yaptı.

U23’ün tarihçesi

2.Dünya Savaşı’nda Almanlar, Barbarossa Harekatı kapsamında Karadeniz’e bir denizaltı filosu göndermeye karar vererek Türkiye’den boğazların açılması talebinde bulundu.

Türkiye Montrö Sözleşmesi gereğince boğazları askeri gemilere kapatmış, denizaltıların gizli geçişlerini engellemek için de Çanakkale ve İstanbul boğazlarına manyetik hatlar döşemişti.

Alman Denizaltıları 1915-1918

Bunun üzerine Almanlar, 40 metre uzunluğundaki küçük tonajlı tip II-B sınıfı 6 adet denizaltısını (U9, U18, U19, U20, U23 ve U24) Hamburg Kiel’de sökerek kara ve nehir yoluyla Romanya’nın Köstence limanına kadar 7 bin kilometre boyunca 4 ay gibi kısa bir sürede taşıdı. Burada tekrar monte edilen denizaltılar Karadeniz’e açıldı.

30. filotilla olarak adlandırılan gemiler 27 Ekim 1942’den 25 Ağustos 1944’e kadar Rus donanmasına karşı 56 operasyon gerçekleştirdi.

Savaş sonuna doğru Ruslar, 3 denizaltıyı batırdı ve Almanların yegane üssü Köstence, Kızıl Ordu’nun eline geçti. Almanya, Karadeniz’de kapana sıkışan 3 denizaltı U 19- U20 ve U-23 için Türk hükümetinden boğazların açılmasını istedi ancak bu istek geri çevrildi.

Başka çaresi kalmadığını anlayan Amiral Karl Dönitz, denizaltı komutanlarına gemilerini batırma ve Türkiye’de karaya çıkma emri gönderdi.

3 Denizaltı Eylül 1944’de Türk kıyılarına yakın bir noktada buluştu. Ardından U19 Karadeniz Ereğli, U20 Sakarya Karasu, U23 Ağva açıklarında batırıldı, personel karaya çıktı.

U23/U27/U31 “Mittel-U” (1913-14)

Emre göre Alman denizaltıcılar, Anadolu topraklarında güneye inecekler ve işgal altındaki Yunan adalarına geçiş yapacaklardı. Denizaltıcılar karaya çıktıklarının ertesi günü yakalandılar ve Isparta Beyşehir’de 1,5 yıl enterne edildiler.

Savaşın bitmesinin ardından da ülkelerine döndüler. 13 Temmuz 1994’te nde Türk Deniz Kuvvetlerine ait TCG Kurtaran gemisi, U20 denizaltısını Sakarya Karasu açıklarında 23 metre derinlikte tespit etmişti.

“Mavi Tutku Kıyılarımızdaki Tarih” adlı belgesel çalışmasında, Fethiye körfezi açıklarında 1953’te denize zorunlu iniş yapan Fransız Yolcu uçağı enkazına 270 metre derinlikte ulaşılmıştı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının TCG IŞIN adlı arama gemisi ile yapılan keşif 2011’de gerçekleşmişti.

TSSF Sualtı Kültür Mirasının Korunması Eğitimi

TSSF/CMAS Eğitmenlerine yönelik “TSSF Sualtı Kültür Mirasının Korunması Eğitmen Eğitimi” programlarının ikincisi 2-3 Mart 2019 Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesinin Burhan Felek Tesislerinde bulunan Konferans Salonda yapılacağını duyurdu.

TSSF TARAFINDAN 10 KREDİ PUANI (5 PUAN/GÜN) İLE KREDİLENDİRİLMİŞ. KATILIM ÜCRETSİZ.

Sualtı Kültür Mirasının Korunması
Sualtı Kültür Mirasının Korunması

TSSF tarafından konu ile ilgili yapılan duyuruda : “Kültür Bakanlığı ve UNESCO desteğiyle TSSF tarafından bir grup akademisyene hazırlatılmış olan “Sualtı Kültür Mirasının Korunması” kitabı çerçevesinde bir eğitim programı hazırlanmıştır. İki aşamalı bu programın ilk aşaması Ülkemizdeki tüm aktif TSFF/CMAS Dalış Eğitmenlerine yöneliktir. Eğitmenler TSSF tarafından gruplar halinde yılda iki kez bir araya getirilmekte, bu gruplara Sualtı Arkeolojisi alanında Üniversite Öğretim Üyeleri ve Kültür Bakanlığı Uzmanları tarafından bir program çerçevesinde eğitim verilmektedir. Bu konuya yönelik ilk eğitmen eğitimi programı 2018 Kasım ayında Kemer’de hayata geçirilmiştir.

Eğitimin esası suların altında kalmış eserlerin farkına varılması, korunması, ilgili kurumlarla bilginin paylaşılması ve eğitim verecekleri dalış öğrencilerine bu değer ve önceliklerin yansıtılmasını amaçlamaktadır. Programa katılacak eğitmenler eğitim sonunda sınavı kazandıkları takdirde bir sertifika almakta, sorumluluklarını kabul ettikleri bir belge imzalamakta ve sonrasında aynı programı “Sualtı Kültür Mirasının Korunması” adıyla iki yıldız seviyesine gelmek isteyen tüm dalıcılara “zorunlu bir sertifika eğitimi çerçevesinde” aktarmaktadır. Bu programlar söz konusu kitap çerçevesinde hayata geçirilmektir.

PROGRAM KONTENJANI 100 EĞİTMENLE SINIRLANDIRILMIŞTIR. PROGRAMA AYRICA DİNLEYİCİ OLARAK KATILIM MÜMKÜNDÜR. SINIRLI KONTENJAN NEDENİYLE KATILIM DURUMUNUZU [email protected] ADRESİNE MAİL İLE BİLDİRİNİZ.” 

TSSF Sualtı Kültür Mirasının Korunması Eğitmen Eğitimi
TSSF Sualtı Kültür Mirasının Korunması Eğitmen Eğitimi

Sualtı Kültür Mirasının Korunması Eğitimi

İlk eğitim daha önceden de haberini yaptığımız gibi Kemer‘de yapılmıştı. 130 civarında eğitmen bu konuda ilk olmuşlardı.

TSSF tarafından gerçekleştirilen “SUALTI KÜLTÜR MİRASININ KORUNMASI EĞİTMEN EĞİTİMİ PROGRAMI”  dünyada ilk defa uygulanmaktadır. Sualtı Arkeolojisi ile ilgili bilimsel sunumlar yapılmıştır.  Türkiye’nin sahip olduğu sulatı arkeolojisi zenginliklerinin vurgulandığı ve bunları  koruma altına almamız gerektiğinin önemi vurgulanmıştır. Sualtı Kültür Mirasının Korunması Eğitimi tüm eğitmenlerin zorunlu olarak vermesi gerekecek bir eğitim olarak 2. yıldız eğitimlerin bir parçası haline getiriliyor.

TANAP’ın Hibesi ile Saros Körfezi’ne Dalış Turizmi için Airbus 330 batırılacak

TANAP’ın (Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi) 1 milyon 235 bin liralık hibesiyle Saros Körfezi’ne deniz turizmi için Airbus 330 batırılacak.

Deniz turizmi ve balık çeşitliliğinin artması için su altına indirilen yapay resiflerden en büyüğü Edirne Keşan’da olacak. 90 tonluk Airbus 330, Erikli sahilinde su altı turizmini canlandıracak.

Ege Denizi’ndeki Saros Körfezi, 2019 yazında dünyanın en büyük uçak batığını barındıracak. Rusya’dan Türkiye’ye uzanan bin 850 km uzunluğundaki Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’ne (TANAP) başvuran Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ESTAB) olumlu cevap aldı.

Kendi kendini temizleyen denizi ile 214 çeşit canlıya ev sahipliği yapan Saros Körfezi’ne dev bir uçak batırılması için gerekli 1 milyon 235 bin TL, TANAP tarafından hibe edildi.

Saros’a Airbus 330 batırılacak.

Kaçak ile mücadele 

Skyair Shop firması ile Keşan Belediyesi arasında imzalanan sözleşme ile 2 yıl önce hurdaya ayrılan 65 metre uzunluğunda ve 60 metre kanat açıklığındaki Airbus 330, Saros Körfezi’ne getirilecek.

Erikli sahiline batırılacak uçağın su altında hizmete devam edeceğini söyleyen Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, “2009’dan beri Saros Körfezi’nde projeler yapıyoruz. Uçak batığı projemizi, TANAP’tan aldığımız hibe ile gerçekleştireceğiz.

Erikli sahilindeki alanda su altı zenginliğimizi artıracak bu uçak, turizm potansiyelimizi ve yöresel kalkınmayı destekleyecek.

Balıkçılığa destek olmasını istediğimiz uçak, dibi tarayan trol balıkçılığı ile de mücadele edecek. Böylece ekosistemin ve deniz yaşamının korunmasını sağlayacak” dedi.

Saros’a Airbus 330 batırılacak.

Teleskopik vinç gerekli

Saros Körfezi’nde Çanakkale Muharebeleri’nin anlatıldığı 16 heykelden oluşan dünyanın ilk sualtı tarih müzesi de bulunuyor. Seyit Onbaşı ve ANZAK askerini taşıyan Mehmetçik gibi kompozisyonların canlandırıldığı alanın yakınında suya indirilmesi planlanan uçak, Kuşadası’nda batırılan uçaktan daha büyük.

Proje koordinatörü Savaş Yapman, “Uçak Antalya’da hangarda. Parçalanıp Erikli sahiline getirilecek. 90 tonluk uçağı indirmek için 750 tonluk teleskopik vinç gerekiyor. Bu vinci arıyoruz” dedi.

Adana’da Engelliler İçin Dalış Eğitimi

Adana Büyükşehir Belediyesi engelli bireylerin sosyal ve sportif anlamda gelişimine katkı sağlamak ve engelli dalış uzmanı yetiştirmek amacıyla eğitim vermeye başladı.

Adana Büyükşehir Belediyesi Yüzme Havuzu’nda düzenlenen ve mayıs ayına kadar sürecek kursta, down sendromlu ve bedensel engelli bireylere dalgıçlık eğitimi veriliyor.

Uzman dalgıçlardan, dalış kuralları ve ekipmanları hakkında bilgi alan engelli gençler ilk kez dalış yapmanın keyfini yaşadı.Kurs sonunda başarılı olanlar, Silifke’deki dalış eğitim merkezine giderek uzman dalgıç olabilmek için çalışacak.

Adana’da engellilere dalış eğitimi

Adana BB Gençlik Hizmetleri Spor Şube Müdürü Kadir Gün, gazetecilere yaptığı açıklamada, Adana BB Başkanı Hüseyin Sözlü’nün talimatları doğrultusunda yıl boyunca branş ayrımı yapmaksızın sporun tüm alanlarında yer almaya çalıştıklarını söyledi.

Engelli vatandaşlar konusunda da pozitif ayrımcılık yapmaya özen gösterdiklerini dile getiren Gün, faaliyet gösterdikleri tüm spor branşlarında onlara destek olmaya gayret ettiklerini kaydetti.

Gün, yıl boyunca yüzme eğitim alan bireylere, yeni bir projeye imza atarak dalış eğitimi vermeye başladıklarını anlattı.

Belediyenin engellilerin kullanımı için hizmete açtığı havuzda uzmanlarca dalış eğitimlerine başladıklarını aktaran Gün, “Şu an 25 – 30 öğrencimiz var, gruplar halinde dalış eğitimleri başladı.

Eğitimler mayıs ayı sonuna kadar devam edecek ve içlerinden belirlediğimiz, dalış anlamında üst düzey eğitimi yakalayabilmiş çocuklarımızı da Silifke’deki dalış eğitim merkezinde haftanın iki günü çalışma yaparak engelli dalış uzmanları haline getireceğiz.” diye konuştu.

Adana’da engellilere dalış eğitimi

“Her engellinin hayatında bir defa dalmasını istiyorum”

Kursa katılanlardan engelli Ali Can Dönmez (15), yüzmeyi çok sevdiğini ve dalış yapmayı öğreneceği için çok heyecanlı olduğunu kaydetti.

Bedensel engelli milli yüzücü Batuhan Uçar (26) da çok sayıda yarışa katılarak madalya aldığını söyledi.

Dalgıçlığı engelli arkadaşları için öğrenmek istediğini dile getiren Uçar:

“Benim gibi engelli arkadaşlarımızın suya daha kolay alışabilmesi açısından her engellinin hayatında bir defa dalmasını istiyorum. O yüzden dalgıçlığı öğrenmek istiyorum.” diye konuştu.

İznik Gölü’ndeki Bazilikanın Altında Daha Eski Bir Apollon Tapınağı Olabilir

Arkeologlar Roma stilinde olan ve bazilika olarak bilinen bu kilisenin gölün kıyısına 390 yılında yapıldığı düşünülüyor. Bu yıllar, İznik’in Nikaia olarak bilindiği ve İstanbul’un da Doğu Roma’nın başkenti olduğu yıllardı.

2014 yılında, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, tarih boyunca Bitinya, Roma, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan İznik’te başlattığı “Tarihi Kültürel Mirası Tespit ve Havadan Fotoğraflama Çalışmaları” sırasında tesadüfen tespit edilen bazilika, bulunduğu günden beri adından sık sık söz ettirmeye devam ediyor. Her ne kadar bölge halkı tarafından bilindiği iddia edilse de, İznik Gölü’nün sadece 20 metre kadar açığında ve 2 metre derinlikte bulunan dev bazilikanın, bugüne kadar fark edilememesi ise oldukça ilginç.

740 yılında gerçekleşen deprem kiliseyi yerle bir etti ve daha sonra da zamanla gölün yüzeyinin altında kaldı ve unutuldu. Unutulan bu kalıntılar 1600 yıl sonra yeniden keşfedildi.

Burdaki zenginliğin zamanla yok olmasından önce buraya Türkiye’nin ilk sualtı arkeoloji müzesinin kurulması planlanıyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı olan Mustafa Şahin,
“Gölün görüntülerini ilk gördüğümde, açıkça bir kilise yapısını görmek beni çok şaşırttı. İznik’te 2006’dan beri saha araştırmaları yapıyordum ve böyle muhteşem bir yapıya rastlamamıştım.’’ dedi.

Kilise suyun yaklaşık 3 metre altında ve gölün kıyısına 50 metre uzaklıkta bulunuyor.

Hristiyanlıktan bile daha eski olabilir.

Şahin, buradaki bazilikanın bir pagan tapınağı olan Apollon Tapınağı’nın üzerine yapılmış olabileceğini  söylüyor. Antik Yunan ve Roma tanrısı Apollon, Erken Hıristiyanlık döneminde bazen İsa ile ilişkilendirilen güneş tanrısıydı.

Bu fikrin sebebi ise Roma İmparatorluğu’nu 180 ila 190 yılları arasında yöneten Commodus’un Nikaia’nın şehir surlarının dışına bir Apollon Tapınağı inşa ettirdiğine dair Roma dönemi kayıtların bulunması.

Tarihsel olarak kiliseden daha eski olan bazı sikkeler ve eski bir kandilin parçaları da kilise bölgesinde keşfedildi. Bunlar daha eski bir yapının kanıtı olabilirler. Şahin, tapınağın kilisenin altında kalmış olup olmadığını sorguluyor.

2019 yılında müze 

Mustafa Şahin’in belirttiğine göre sualtı müzesinin planları onaylanırsa, çalışmalar bu yıl başlayabilir ve 2019 yılı içerisinde müze ziyarete açılabilir.

Müze yapısı, kıyıdan kalıntıları görebilme imkânı veren 20 metrelik bir kuleyi ve kalıntıları hemen üzerinden görebilmeye olanak tanıyan yürüyüş yolunu içerecek şekilde tasarlandı.

Müze kompleksi bir dalış kulübünü de içeriyor. Bu sayede turistler suyun içerisine gömülmüş kalıntıları da görebilme imkânına sahip olacak. Ayrıca ziyaretçilerin dua etmesine fırsat tanıyacak cam duvarlı sualtı odası da planlar arasında. Bu odanın kilisenin nef kısmının içerisine yapılması planlanıyor.

Kemer Deniz Bilimleri Haftası 15-18 Kasım 2018

KEMER DENİZ BİLİMLERİ HAFTASI ETKİNLİKLERİ kapsamında; 
“11. ULUSLARARASI SUALTI ARAŞTIRMALARI SEMPOZYUMU (ISUR’2018) 
“21. SUALTI BİLİM VE TEKNOLOJİ TOPLANTISI (SBT’2018) 
“SUALTI KÜLTÜR MİRASININ KORUNMASI EĞİTMEN EĞİTİMİ PROGRAMI tamamlandı.

TSSF tarafından gerçekleştirilen “SUALTI KÜLTÜR MİRASININ KORUNMASI EĞİTMEN EĞİTİMİ PROGRAMI”  dünyada ilk defa uygulanmaktadır. Sualtı Arkeolojisi ile ilgili bilimsel sunumlar yapılmıştır.  Türkiye’nin sahip olduğu sulatı arkeolojisi zenginliklerinin vurgulandığı ve bunları  koruma altına almamız gerektiğinin önemi vurgulanmıştır. Sualtı Kültür Mirasının Korunması Eğitimi tüm eğitmenlerin zorunlu olarak vermesi gerekecek bir eğitim olarak 2. yıldız eğitimlerin bir parçası haline getiriliyor. 

Antalya Kemer’de düzenlenen ‘Kemer Deniz Bilimleri Haftası’, 9 ülkeden 200 bilim insanının katılımıyla başladı. Haftaya Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Mozambik, Gürcistan Rusya, Polonya, İran, KKTC, İtalya gibi ülkelerden gelen bilim adamları da katıldı.

Bu konuda görüştüğümüz Federasyon Asbaşkanı : “Konu ülkemiz için çok önemli bir konu ve biz federasyon olarak dünyada ilk olacak bu programı tüm dalıcılarımıza aktarmak istiyoruz. Bu eğitim için herhangi bir bedel düşünmüyoruz. Bu bizim kültür mirasımız ve bizlerde dalış camiası olarak  bunu korumayı öğrenmek ve öğretmek zorundayız.”  ifadelerini kullandı.

21. Sualtı Bilim ve Teknoloji Toplantısı 

Kemer Deniz Bilimleri Haftası

Deniz Bilimleri alanında ülkemizin 2018 yılındaki tüm programlarının bir araya geldiği “KEMER DENİZ BİLİMLERİ HAFTASI”  etkinlik dizisi 11.Uluslararası Sualtı Araştırmaları Sempozyumu (15 Kasım 2018), 21. Sualtı Bilim ve Teknoloji Toplantısı (16-17 Kasım 2018), DAN Divers Day (17 Kasım 2018) ve TSSF Sualtı Kültür Mirası Eğitmen Eğitimi Programı (18 Kasım 2018) isimli dört ayrı bilimsel etkinliği bir araya getirmiştir.

Bizde artık ayrı bir kategori altında bu konularda katkıda bulunmak amacıyla yeni bir başlık açarak konu ile alakalı tüm gelişmeleri takip etmeye çalışacağız.

Toplantı organizasyonu ile ilgili yapılan tanıtım ile toplantı tam bir uyum içinde idi. Bu konuda desteği olan başta Uluslararası Sitler ve Anıtlar Konseyi (ICOMOS) Sualtı Kültür Mirası Komisyonu Genel Sekreteri  Doç. Dr. Hakan Öniz hocamıza ve organizasyon çalışanlarına teşekkür ederiz. 

Hakan Öniz

Tarihi açıdan dünyanın en önemli üç denizine yaklaşık 8500 km. kıyısı olan ülkemiz sualtı alanlarında giderek artan bilimsel çalışmalarıyla dünyada giderek daha etkin olmaya başlamıştır. Üniversitelerimizde de bu alanlarda yeni bölümler, programlar, ana bilim dalları ve araştırma merkezleri açılmış, özellikle yüksek lisans programlarıyla hak ettiği önemi ve yeri kazanmaya başlamıştır.

Konuyla ilgili bakanlıklarda uzman sayıları artmaya, ülke Sualtı Federasyonumuz da (TSSF) bilimsel konulara verdiği önemle Dünya Su Altı Aktiviteleri Konfederasyonunda (CMAS) daha etkin olmaya başlamıştır.

         Akdeniz Üniversitesi Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü Akdeniz Sualtı Kültür Mirası Araştırmaları Ana Bilim Dalı tarafından Antalya Kemer’de yapılacak 21. Sualtı Bilim ve Teknoloji Toplantısında aramızda bulunmaya davet ediyoruz. 1995 yılından itibaren ülkemizin ve KKTC’nin değerli üniversiteleri tarafından organize edilmiş olan bu toplantı dizisi sualtı dünyasıyla bağlantılı birçok konuyu kapsamaktadır. SBT’ler Sualtı Arkeolojisi, Sualtı Fizyolojisi, Sualtı Tıbbı, Sualtı Teknolojisi, Jeoloji, Jeomorfoloji, Deniz Biyolojisi, Deniz Hukuku, Sualtı Eserleri Koruma ve Onarımı ve bu alanda yeni teknolojileri içeren konularda bilimsel çalışmaları sunmaya ve tartışmaya yönelik olarak organize edilmektedir.
Anadolu’da Kıyı ve Sualtı Arkeolji Çalışmaları

Kadınlar sualtı ragbisinde Türkiye Dünya Şampiyonu oldu

Almanya’da düzenlenen 21 Yaş Altı CMAS Sualtı Ragbisi Dünya Şampiyonası’nda Türkiye kadınlarda namağlup Dünya Şampiyonu, erkeklerde Dünya Üçüncüsü oldu.

Sualtı ragbisinin anavatanı Almanya’nın Oberhausen kentinde 14-18 Kasım’da yapılan CMAS Sualtı Ragbisi U21 (21 Yaş Altı) Dünya Şampiyonası’nda, Türkiye kadınlarda namağlup Dünya Şampiyonu, erkeklerde Dünya Üçüncüsü oldu.

Çeyrek final maçında İsveç’i 9-0, yarı finalde ise Norveç’i 3-0 yenen Sualtı Ragbisi U21 Bayan Milli Takımı’mız şampiyonanın favori takımı Kolombiya’yı 1-0 yenerek Dünya Şampiyonluğu’na ülkemizin adını yazdırdı. Sualtı ragbisinde genç bayanlarda ilk kez Dünya Şampiyonluğu kazanarak milli marşımızı okutturan Milli Sporcular ve Milli Takım Kafilesi, bu tarihi zaferin haklı gururunu yaşadılar. Bayanlar Milli Takımı’mız şampiyonada toplam 6 maç yaptı. Sadece Almanya ile 0-0 berabere kalan Milliler, finalde yendikleri Kolombiya’yı aynı skorla eleme maçlarında da yenmişlerdi. 6 maçta 20 gol atan Bayan Milli Takımı’mız hiç gol yemedi.

Sualtı Ragbisi U21 Erkek Milli Takımı’mız yarı finalde Almanya’ya 2-1’lik yenilgisinin ardından bronz madalya için Norveç ile karşılaştı. 4-1’lik skorla rahat bir galibiyet alan Erkek Milli Takımı’mız Dünya Üçüncüsü olarak bayrağımızı madalya kürsüsünde dalgalandırdı. Final maçında Almanya’yı 2-1 yenen Kolombiya Dünya Şampiyonu oldu. Şampiyonada 5 maç yapan Erkek Milli Takımı’mız sualtında rakip kaleye 33 gol atarken, kalesinde 4 gol gördü. Tek mağlubiyetini Almanya’ya karşı yarı finalde aldı.

Sualtı Ragbisi

Milli takımların kazandığı bu tarihi başarılarının karşısında duyduğu mutluluğu ifade etmekte kelimelerin yetersiz kaldığını belirten Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) açıklamasında,

Genç Erkek Milli Takımı’mız ise Dünya Üçüncüsü oldu.

“Sualtı ragbisinin anavatanı Almanya’da Genç Bayan Milli Takımı’mız Dünya Şampiyonu olurken, Genç Erkek Milli Takımı’mız ise Dünya Üçüncüsü oldu.

Kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir başarı tablosu. Bütün sporcularımızı, antrenörlerimizi tüm kalbimizle kutluyoruz. Uzun ve disiplinli bir çalışmanın, azmin ve kararlılığın en büyük madalyasını ülkemize armağan ettiler. Almanya’da ülkemizin gururu oldular, bütün dünyaya sualtı ragbisinde en iyi olduklarını ispatladılar. Onlarla ne kadar gurur duysak azdır. Bayan ve erkek Milli Sporcuları’mızın hepsini tek tek kutluyor, gözlerinden öpüyorum” denildi.

Bayanlar ve erkekler kategorisinde yapılan dünya şampiyonasında erkeklerde Kolombiya, İsveç, Danimarka, Almanya, Finlandiya, Türkiye, Norveç, Çek milli takımları yarıştı.

Bayanlarda ise İsveç, Norveç, Kolombiya, Almanya ve Türkiye mücadele etti.

Taylandlı Çocuklar Mağaradan Nasıl Kurtarıldı?

Dalgıçlar tarafından bölüşülen çocuklar 4 kilometrelik dar ve karanlık yolu yüzerek, tırmanarak geçtiler.

İki haftadır bir mağarada mahsur kalan Taylandlı çocuklar ve koçları kurtarıldı. Olayı Tayland’lı Deniz Komandoları  “Bu gerçek bir mucizemi, bilim mi yoksa başka bir şey mi emin değiliz. 13 Wild Boars’lu artık mağaranın dışında.” yazarak Facebook’tan bildirdi.

23 Haziran’da Tahm Luang Nang Non Mağaralarında mahsur kalan çocukların kurtarılmasını tüm dünya dört gözle bekliyordu. Son üç gün içerisinde üç aşamalı şekilde dalgıçlar tarafından çocukların kurtarılması ile hep birlikte rahat bir nefes aldık.

Dün kalan son 4 çocuğun ve koçun da kurtarılmasıyla görev başarıyla tamamlanmış oldu. Mağaradan son çıkan kişiler bir doktor ve Tayland Deniz Komandolarından üç kişi oldu. Tayland Halk Sağlığı Bakanlığı çocukların sağlıklarının yerinde olduğunu bildirdi.

Grup yüzeyin 1 kilometre altında ve mağara girişinden 4 kilometre uzakta iki İngiliz dalgıç tarafından 1 hafta önce bulunmuştu.

Kısmen veya tamamen sular altında kalmış bu dar geçitlerden 12 çocuğu kurtarmak neredeyse imkansız gibi gözüküyordu. Çünkü kurtarma ekiplerinin çocuklara ulaşmaları beş saatlerini almıştı. Ancak kurtarma ekiplerinin 11 ile 16 yaşları arasındaki çocukları eğitmesi ve koçlarının da çocukları sakin tutmaya başarabilmesi ile görev başarıya ulaştı.

Taylandlı Çocuklar Nasıl Kurtarıldı?

Kurtarma Ekibi Çocukları Nasıl Mağaradan Çıkardı?

Reuters, 13 yabancı dalgıcın ve 5 deniz komandosunun kurtarma çalışmalarına katıldığını bildirdi. İlk kurtarma girişimleri Pazar günü her çocuğa iki dalgıç atanarak yapıldı. Çocuklar deneyimsiz dalgıçlar için tasarlanan tam yüz maskelerini kullandı. Oksijen tanklarını ise onlara eşlik eden profesyoneller taşıdı.

Kurtarma ekibi dalgıçlarında Ivan Karadzic BBC’ye “Daha önce kimsenin yapmaya cesaret edemeyecekleri bir şeyi yapmak zorunda kalıyorlar. Işıksız ortamda, sıfır görüşte, son derece tehlikeli bir ortama dalıyorlar. İçeride yer alan tek ışık meşalelerimizin ışığı.” dedi.

Sular altında kalmış bu kanallardan bazıları çok dardı ve oksijen tankları dalgıçların sırtındayken geçmelerine olanak tanımıyordu. Ancak bu dar kanallardan en tehlikelisi 38 cm genişliğinde olan bir noktaydı. Buradan geçmek çok riskliydi çünkü çocuklar bu kapkaranlık noktada refakatçilerinden ayrı düşmek durumunda kalıyordu. Öyle ki ekipler bunun hayatlarındaki en zor görev olduğunu yakın mesafeden bile ellerini göremediklerini söylediler.

Dalgıçların ilk 4 çocuğu mağaradan çıkarmaları 9 saat kadar sürdü. Pazartesi gündüz 11 sularında mağaradan 4 çocuk daha kurtarıldı ve Salı günü kalan 4 çocuk ve koçun da sekiz saat içinde kurtulması ile görev tamamlandı.

Associated Press’e göre, Chiang Rai’nin eski Valisi Narongsak Osatanakorn “Operasyon beklenen çok daha iyi gitti.” açıklamasını yaptı.

Taylandlı çocuklar mağaradan kurtarılmalarının ardından derhal hastaneye kaldırıldı ve bir kaç gün daha karantinada kalacaklar. Doktorlar tüm hastalık ve komplikasyon risklerinin ortadan kalkması ile çocukları ve koçlarını taburcu edecekler.

 

İkinci Dünya Savaşı Zamanından Kalma Bomba Bulundu

İngiltere Devon’da tüplü dalış yapan gençler tarafından, Almanlara ait iki adet İkinci Dünya Savaşı zamanından kalma patlayıcı bulundu.

İskele altında bulunan, 1200 kg ağırlığında, İkinci Dünya Savaşı zamanına ait bombanın 70 sene önce Luftwaffe’de atıldığı düşünülüyor.

Pazartesi günü bombayı bulan 19 yaşındaki James Cunningham ilk bakışta bir konteyner sandıklarını ancak biraz inceledikten sonra daha tehlikeli bir şey olduğunu anladıklarını dile getirdi.

Cunningham, “Aramızda uzun bir mesafe varken farkettim, büyüklüğünün kol açıklığım kadar olduğunu söyleyebilirim.” dedi.

“İlk bakışta paslanmış eski bir konteyner sandık, ancak biraz daha yakından incelediğimizde bomba olduğunu anladık.”

İngiltere’de İkinci Dünya Savaşı Zamanından Kalma İki Alman Bombası Bulundu
Bomba Devon’un Teignmout Plajı’nda bulundu.

“Bombayı bulduktan sonra kıyıya dönüp polislerle iletişime geçtik.

“Ertesi sabah Donanma ile beraber tekrar plaja döndük ve onlara bombayı nerede bulduğumuzu gösterdik.

“Devon’da düzenli olarak dalış yapıyorum ancak daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadım.

“Biraz korkutucuydu ancak otoritelerin müdahalesi ile beraber herkes daha rahat hissediyor.

“Salı günü polisin plajdaki halkı tahliye etmesi ve 500 metrelik bir kordon çekmesinden sonra, Kraliyet Donanmasına ait bir bomba imha ekibi olay yerinde müdahale etti.”

Denizden çıkarılan bomba 1200 kg ağırlığında 118×67 cm büyüklüğündeydi.

Şahika Ercümen Dünyanın En Derin Havuzuna Daldı

Dünya Dalış Rekortmeni milli sporcu Şahika Ercümen, İtalya’da 44 bin 300 metreküp su içeren dünyanın en derin havuzunda dünya dalış rekorunu kırmak için çalışmalara başladı.

Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) wellness eğitmeni de olan Ercümen, dünya dalış rekorunu kırmak için çalışmalara başladı.

Ekibi ile sezon başı çalışmaları için İtalya’ya giden Ercümen, dünyanın en derin havuzuna daldı.

Antrenmanlarının çok verimli geçtiğini vurgulayan başarılı serbest dalgıç Ercümen, “Bu sezona hızlı bir giriş yaptık. Kış döneminde olmamıza rağmen İtalya’da derin dalış antrenmanlarına başladık. Fırtınalı havalarda bile dalgıçlar için yapılmış, 44 bin 300 metreküp su içeren derinlik havuzunda kampımıza devam ediyoruz” dedi.

Bu yıl kıran kırana bir mücadele olacağını vurgulayan Ercümen, “İtalyan rakiplerim tüm yıl bu havuzda antrenman yapıyor.
Dünyadaki rakiplerim çok güçlü. Dünya şampiyonasında ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek ve yeni bir dünya rekoru kırmak istiyorum” ifadesini kullandı.

“Harekete geçeceğiz”

Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldığını ve kendisini halka dokunan projelerin motive ettiğini vurgulayan Ercümen,
“Eğitmeni de olduğum HİS Federasyonu’nun ‘Hareketteyiz Projesi’nde yer alacağım.
Proje kapsamında farklı illerde sporun ve nefes çalışmalarının önemini vatandaşlarımızla paylaşacağız” diye konuştu.

Şahika Ercümen Kimdir ?

Şahika Ercümen

2013 yılı itibarıyla serbest dalış alanında 4 adet resmi dünya rekoru sahibidir. Dünya rekorlarının yanı sıra 1998 yılından beri katıldığı yüzme ve sualtı sporları müsabakalarında ulusal ve uluslararası 100’ün üzerinde madalya, çeşitli özel ödüller, kupalar, birçok Türkiye Rekoru elde etmiştir.

Şahika Ercümen suya karşı olan tutkusu ve minnettarlığı ile sualtı ile ilgili birçok sosyal sorumluluk projesini de gönüllü olarak yürütmektedir.

İngilizce ve Almanca bilen Şahika Ercümen, Uluslararası Serbest Dalış Eğitmeni Lisansı sahibidir.

22 Temmuz 2014 tarihinde Şahika Ercümen aldığı tek bir nefes ile -91 metreye inerek yeni bir Dünya Rekoru kırdı!

23 Temmuz 2014 tarihinde ise paletsiz ip destekli serbest dalış kategorisinde 72 metrelik bir dalış yaparak bir rekor daha kırdı.

Derin dalıştaki tüm resmi Türkiye Rekorları kendisine ait olan sporcumuz böylece 6. Dünya Rekoruna imza atmış oldu.

Çeşitli Reklam filmleri ve sosyal sorumluluk projelerinde yer alan milli sporcu, engelliler ile dalış, suların korunması ve nesli tehlike altında olan türler ile ilgili sosyal sorumluluk projeleri yürütmekte, doğru nefeslenme, başarı, motivasyon gibi konularda seminerler de vermektedir.

Ödülleri:

2002 : Yılın Sporcusu Ödülü Çanakkale/Türkiye
2003: Türkiye Şampiyonu paletli yüzme 800m ve 400m, (B Grubu)
2003: Türkiye Şampiyonu, Sualtı Navigasyonu
2003: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış Takımı ile
2004: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış Takımı ile
2005: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış Takımı ile
2006: Türkiye Şampiyonu, Sualtı Hokeyi Takımı ile
2006: Türkiye Rekoru Serbest Dalış, İspanya/ Tenerife
2007: Türkiye Rekoru ve Türkiye Şampiyonluğu, Serbest Dalış
2007: Türkiye Şampiyonu, Sualtı Hokeyi Takımı ile
2008: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış Takımı ile
2008:Avrupa Üçüncüsü, Sualtı Hokeyi Milli Takımı ile İstanbul/ Türkiye
2009: Türkiye Şampiyonu, Serbest Dalış
2010: Türkiye Rekoru ve Dünya Rekoru’ na en yakın derece ( -65 metre)
2011: Dünya Rekoru, Serbest Dalış 110 metre Buz Altı Yatay Dalış Weissensee/ Avusturya
2011: Buzun altından 70 metre olan bayanlar rekorunu ve 108 metre olan erkekler rekorunu kırarak en uzun mesafeyi gitti, Guinness Rekorlar Kitabına girdi.
2011: Dünya Rekoru 60 metre Paletsiz Değişken Ağırlık, Mısır/Dahab
2011: Dünya Rekoru 70 metre Paletli Sabit Ağırlık, Mısır/Dahab
2013: Dünya Rekoru 61 metre Paletsiz Değişken Ağırlık, Van/Türkiye (Van Gölü’ nde kırılan Dünya Rekoru dünyanın en ekstrem dalış rekoru olarak ta kabul edilmektedir.)
2014: Dünya Rekoru Paletsiz İp Destekli 72 metre Kaş/Türkiye
2014: Dünya Rekoru Paletsiz Değişken Ağırlık 91 metre Kaş/Türkiye