Aki Inomata Hermit Yengeçlerine Yeni Kabuklar Tasarlıyor

Doğanın değişim döngüsünden esinlenen Japon sanatçı Aki Inomata hermit yengeçlerine 3D baskı tekniğini kullanarak yeni kabuklar üretiyor. Sanatçı çalışmalarına sanatsal bir boyut katma isteği ile çalışmalarında farklı şehir tasvirlerini kullanıyor.

Hermit yengelerinin en bilinen özelliği yumuşak vücutlarını korumak için değiştirmek orunda kaldıkları kabuklarıdır. Larval dönemden çıktıktan hemen sonra boş kabuk arayıp hemen yerleşen bu canlılar büyüdükçe daha büyük kabuk arayışına girerler. Tehlike anında evlerine saklanırlar, bazense güçlü başka bir hermit tarafından evlerinden atılabilirler. Sanatçı Aki Inomata’da yengeçlere ürettiği yeni kabukları veriyor. Yengeçler kabuğu beğenirlerse yeni evlerinde yaşamaya devam ediyorlar. 2009 yılında Japonya’da yer alan Fransız Büyükelçiliğinde düzenlenen bir sergide bu fikri bulan sanatçı; 2009 yılına kadar Fransa’ya ait olan Fransız Büyükelçiliği topraklarının elli yıl için Japonya’ya ardından yeninden Fransa’ya ait olacağı hikayesinden esinlenmiş. Sanatçıya aidiyet, mal ve mülk konuları üzerinde düşünmeye iten bu konu ona kabuk değiştiren canlıları hatırlatmış. Böylece dünya şehirlerini temsil eden kabuklar ve onları evi olarak kabul eden yengeçler ortaya çıkmış. İlk denemelerinde daha küresel şekiller kullanmaya çalışan sanatçı yengeçlerin bu barınakları kullanmaması ile tarama yardımı ile doğal kabuklar üzerinde çalışmış ve bu verileri işleyerek yeni kabuklar tasarlamış. Sanatçı Aki Inomata’nın senelerdir üzerinde çalıştığı ve ürettiği bu kabuklar insanlar arasında tartışmaya sebep oldu. Bir kesim bu fikirden çok hoşlanırken, diğer kesim bu yolla yaratılan kabukların plastik kirliliğine sebep olacağı fikrinin arkasında duruyor. Haksız da değiller. Siz ne düşünüyorsunuz?

Paniklemiş Bir Dalgıçla Nasıl Başa Çıkılır?

Bir dalıcı için en tehlikeli durum köpekbalıkları ile karşı karşıya gelmek değil, panik olmaktır. Dalıcılar için ölümcül tehlike oluşturabilecek hataların %20’si panik sonucu meydana gelmektedir.

Panik yapan dalgıç mantıklı düşünemez, bulunduğu derinliğe bakmaksızın hızla yükselebilir, regülatörünü çıkarabilir ve hatta başkalarına zarar verebilir. Dalıcılar için en önemli becerilerden biri de hem kendinin hem grup arkadaşlarının panik ile başa çıkabilme becerisidir. Paniklemiş bir dalıcı ile ilgili hiçbir tecrübeniz yoksa ve ne yapacağınızı bilmiyorsanız işte size beş ipucu:

Panik Duygusunu Tanıyın

Endişe tam anlamı ile kişiyi ele geçirmeden farkına varmak çok önemlidir. Panik geçiren dalgıçlarda “genişleyen ve görmeyen göz” çok yaygındır. Yani dalgıcın gözleri kocaman olmuştur ve sizin yardım etmeye çalıştığınızı göremiyordur. Dalış planlaması yaparken kişilere dikkat edin, küçük detaylara takılan ve bu sırada rahatsızlık gösteren dalıcıların tedirginliklerini telafi etmenin yollarını arayın.

Temkinli Olun

Panik olmuş bir dalıcıyı fark ettiğinizde dikkatli ve özgüvenli olun. Bu sırada sizde panik yaparsanız işler çığırından çıkabilir, özgüvenli olun. Panik olan kişinin istemeden size verebileceği zarara karşılık, bir kol mesafesi kadar boşluk bırakın. Onlara yardımcı olduğunuzun farkına varıp sizi onaylayana kadar elinizle “Dur!” işareti yapın.

Göz Temasını Kaybetmeyin, Derin Nefes Almasını Sağlayın

Paniklemiş bir dalıcı için omuzdaki bir el ve doğrudan göz teması sakinleşmenin en etkili yoludur. Dalıcı sizin yardımınıza cevap verdikten sonra gözlerinize bakmasını söyleyin ve üst kolundan veya BC kayışından tutun. Göz temasını koparmadan derin nefes almasını önerin. Panikle boğuşan dalgıçlar genellikle hipervantilasyona (gerekenden hızlı nefes alma durumu) uğrarlar, sakin birkaç derin nefes onları saniyeler içinde sakinleştirebilir.

Sorumluluk Alın

Tepki vermeyen, panik halinde ki bir dalgıç için en doğru yaklaşım şişirilmiş bir BC veya can simidi yerleştirmektir. Sualtında ise dalgıcın arkasından yüzmek ve valfini tutmaktır. yüzeye yavaşça çıkılıp, tekneye doğru yol alırken de valften tutmaya devam edebilirsiniz.

Ne Zaman Geri Çekileceğinizi Bilin

Paniklemiş bir dalgıç için kendi güvenliğinizi tehlikeye atmayın bu sadece başka bir potansiyel kurban yaratır. Doğru kurtarma tekniklerini öğrenmek sizin bir zarar görmenizi minimuma indirirken, diğer dalıcılara yardım etmenize yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Ancak paniklemiş dalıcı sizden daha iriyse, kontrol altına alınamıyor ve çevresine zarar veriyorsa kendinizi tehlikeye atmadan o dalgıcı durdurmak mümkün olmayabilir. Bu durumda en iyi seçenek onu gözlem altına alacak mesafede durup, yaklaşmamak ve belli mesafeden onunla iletişim kurmaya çalışmaktır.

Aşk Gibi Bir Şey!

11 Temmuz 2015, günlerden cumartesi, güneş içimi ısıtıyor Ayvalık’ta ve ben deneme dalışı yapacağım için çok heyecanlıyım.

Heyecanım, o lastikten farkı olmayan dalış elbisesini giyerken yorgunluğa; tüpün sırtıma takılmasını sağlayan yelek gibi şeyi bağladıklarında, benim ısrarla gözlük dediğim şeyi suratıma geçirdiklerinde ve nefes almamı sağlayan zımbırtıyı ağzıma teptiklerinde ise paniğe dönüşüveriyor. Aman Allah’ım ne kadar ağırım, suya batacağım, nefes alamayacağım. Su yutma korkum var, ya su yutarsam! Beni teknenin kenarına getiriyorlar, karşıya bak, maske (bence gözlük) ile regülatörü (nefes almamı sağlayacak olan zımbırtı) tut ve zıplamadan adım at diyorlar. Yahu ben nefes alamıyorum, boğulacağım. Kalbim deli gibi atıyor, vazgeçtim diye düşünürken, beni suya atıveriyorlar ve tahmin et ne oluyor, su yutmayı beceriyorum burnumdan nefes almaya çalışıyorum ama ne mümkün, boğulacakmış gibi hissediyorum. Bana deneme dalışı yaptıracak olan şanslı varlık, beni sakinleştirmek için insanüstü bir çaba sarf ediyor. Ben seni tutuyorum sadece yüzünü suya sok diyor ve ben o anda ağzımdaki zımbırtıdan nefes alabildiğimi keşfediyorum. Brifingde öğrettikleri okey işaretini yapıyorum ve hayatımı değiştirecek o maviliğe dalarken, her şeyi unutuveriyorum… O maviliğin içinde bu denli güzel bir hayatı barındırdığına inanamıyorum. Rengârenk balıklar, süngerler, mercanlar… Onları izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum ve suyun üzerine çıktığımızda tekrar, tekrar ve tekrar dalmak istiyorum… Sonsuz maviliğin içinde barındırdığı hayatın karşına neler çıkarabildiğine, her seferinde hayretler içinde tanıklık ediyorsun. Karagözleri izlerken bir ahtapot selamlıyor seni. Ahtapotla oynaşayım derken bir böcek antenlerini uzatıveriyor. Aa oda ne orfoz çıkagelmiş cilveler yapıyor. Ya mürene ne demeli o çirkin suratıyla ne kadar da etkileyici. Denizyıldızları, derin mavinin çekiciliğine karşı koyamayıp, gökyüzünden süzülüp gelmiş sanki. Tüplü kurtlar bir araya gelip, çiçek bahçesine çevirmiş derinlikleri… Şimdi kapat gözlerini, sonsuz maviliğin içinde süzülen bir balık olduğunu hayal et. Artık camın arkasından izlemiyor, yaşıyorsun bu dünyayı. Kafanın içi bomboş. Kopup gidiyorsun tüm sıkıntılarından. Özgürsün ve tek hissettiğin huzur, sonsuz bir huzur… Rengârenk, desen desen canlılar güzelliklerini sergilemek için yarışıyor. Gün balığı geçmiş karşına, gözlerini dikmiş seni izliyor. Yanından koca bir barakuda sürüsü geçiyor. Hayranlıkla onları izlerken, başka bir balık sürüsü seni içlerine alıveriyor. Göz kamaştırıcı mercan resifleri sonsuzluğa uzanıyor. Mercanların arasından bir çift kıskaç uzanıveriyor, yengecin büyüleyici güzelliğine inanamıyorsun. Filmde izlediğin nemoyu gördüğünde, ne muhteşem bir yaratık diyorsun. Sonra ona ev sahipliği yapan anemona hayran kalıyorsun. Kumun içinden gövdelerini uzatmış salınan yılan tarlasını fark ettiğin için kendini şanslı hissediyorsun. Karşına çıkan boynuzlu unicornu badine gösterip, bu anı onunla paylaşmak için çırpınıyorsun. Kaplumbağa, öğlen yemeğini yerken, davetsiz misafir oluveriyorsun. Batıklara dalarken, hikâyeleriyle hüzünleniyor, ev sahipliği yaptığı canlıları görünce, cennet bahçesine dönüştüğünü anlıyorsun. Ona dokunmana izin verdiğinde, devasa napolyonun, ne denli uysal olabileceğini keşfediyorsun. Gece dalışına girdiğinde büyüleniyorsun, aslan balıkları sana eşlik ediyor. Karşındaki oyukta uyuyan koca müreni izlerken, bundan daha muhteşem bir an olamaz diyorsun. Sonra dalış arkadaşların işaret veriyor fenerleriyle, hayatında gördüğün en güzel yaratıkla, İspanyol dansçısıyla tanışıyorsun. Kırmızı eteğini savurarak süzülen o asil, büyüleyici varlığı, bir kez daha görebilmek için gece dalışlarını dört gözle bekliyorsun. Gördüğün köpek balığını, arkadaşlarına büyük bir gururla anlatıyorsun. Hayal ediyorsun, dualar ediyorsun yunusları bir kerecik görebilmek için. Sonra kafanı çeviriyorsun, yunuslar sana göz kırpıyor, seninle oyunlar oynuyor. Aralarına girip onlarla dans ediyorsun, hayatının en sihirli anını yaşıyorsun. Bu kadarı hayallerinin de ötesinde… İkinci bir hayat armağan ediyor sana derin mavi. Dünyanın her köşesinden insanlarla aynı dili konuştuğun, aynı hisleri paylaştığın, özgürlüğün, huzurun sonsuz olduğu. Sihir gibi, AŞK gibi bir şey! 13 Kasım 2016, günlerden Pazar. Sharm El-Sheikh’den yeni döndüm. Derin maviye adım attığım o günden beri, muhteşem deneyimler yaşadım, muhteşem insanlarla tanıştım. Biliyor musun, o beni yoran, lastik gibi elbiseyi giymeye, koşa koşa gidiyorum. Ağzıma teptikleri zımbırtıya regülatör diyorum artık, derin maviyle aramda köprü oldu. Suratıma taktıkları gözlük aslında maskeymiş ve sihirli bir dünyaya açılan pencereymiş…

Hadi tak maskeyi, bak karşıya, bir adım at… Yazmaya başla sende kendi hikayeni!

Dört Mevsim Kaş, Dört Mevsim Dalış

Türkiye’nin dalış başkenti ve dünyanın popüler dalış bölgelerinden biri olan Kaş’ta yepyeni bir dönem başlıyor.

Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, dünyanın her yanından dalış tutkunlarını büyüleyen Kaş varolan potansiyelini arttırmak üzere büyük bir adım atıyor. Artık Kaş’ta dalış sezonu yılın on iki ayı bitmeyecek. Dalış tutkunları yıl boyunca kesintisiz hizmet alabilecekler. Dört Mevsim Kaş Projesi ile CMAS (Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu) Yönetim Kurulu Başkanı Anna Arzhanova ile TSSF (Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu) işbirliği ve Kaş Kaymakamı Bilgihan Bayar’ın öncülüğünde Kaş “sualtı merkezi” olmaya hazırlanıyor. Yılın on iki ayı gelen misafirler faaliyet gösteren dalış merkezleri, kafe ve restorantlar ve konaklama tesislerinde kesintisiz, kaliteli ve indirimli hizmet alabilecekler. 25 Mart 2017’de projenin ilk adımı olarak Kaş Kaymakamlığı ve Kaş Belediyesi işbirliği ile açılan Kaş Başka CMAS-TSSF Eğitim Merkezi,  SCUBA ve serbest dalış başta olmak üzere tüm sualtı aktivitelerine hizmet edecek.

CMAS Avrupa Serbest Dalış Şampiyonası’na Ev Sahipliği Yapacak

2016 yılında CMAS Dünya Serbest Dalış Şampiyonası’na ev sahipliği yapan Kaş, bu yıl CMAS Avrupa Serbest Dalış Şampiyonası için yerli ve yabancı turistleri ağırlayacak. Gerek şampiyona, gerek tatil için gelecek misafirler “özel indirim” sisteminden de faydalanabilecekler. Barkod sistemi ile hayata geçecek olan proje için Kaş’a gelecek olan misafirler, Dört Mevsim Kaş Projesi’nin web sitesinden başvuru yapabilecekler. Kendilerine gönderilen kare kod ile proje ortakları olan kafeler, restorantlar ve konaklama tesislerinde %10 indirim avantajından faydalanabilecekler. Yine aynı web sitesi üzerinden turistlerin Kaş’ta bulundukları süre boyunca ihtiyaç duyabilecekleri kafeler, restoranlar, oteller, kamu ve sağlık kurumları, dalış boktaları ve merkezleri gibi yerlere ait bilgiler yer alacak. Yıl boyunca hizmet verecek dalış bölgelerinden biri olmaya hazırlanan Kaş, turizmde yaşanan tıkanıklığın aşılması adına ülkemizin turizm bölgelerinde yer alan diğer turizm merkezlerine bir örnek teşkil edecek.

Haziran 2017 Dalış Ekipmanları İncelemesi

Haziran ayının en yeni dalış ekipmanlarını incelemek ister misiniz? Sizler için en iyi ekipmanları derledik.

İşte Haziran 2017’nin en dikkat çeken ekipmanları;

Scubapro MK25 EVO/S620 Ti

Scubapro’nun yeni reglatörü MK25 EVO/S620 yeni, hafif, dengelenmiş ikinci kademesi ile yüksek performanslı eski S600’e göre daha konforlu bir dalış sağlıyor. S600 Ti’ye göre daha kompakt olan bu regülatör dalışlarda yüksek performans ve konforu vaad ediyor.  

Mares Concorde

Serbest dalış için tasarlanan Mares Concorde dalış paleti dalıcılar için kuvvetli bir itiş gücü sağlıyor. Paletin üzerinde yer alan raylar palete yüksek performans ve itme kuvveti için gereken kademeli bükülmeyi sağlıyor.

   

Sherwood Scuba Onyx Flex

Sherwood Only Flex’in kanallı yapısı ile hem tüplü dalıcıları hem serbest dalış yapanları hedeflenmiş. Uzunlamasına yapılan bu kanallar ve dalgalı profil gücü arttıracak bükülmeyi sağlıyor. Hem serbest dalıcıların hem tüplü dalgıçların Sherwood’un bu paletinin itme gücünü takdir edeceklerine inanıyoruz.  

Aqua Lung i750TC

Renkli OLED ekrana sahip heyecan verici yeni Aqua Lung i750TC dalış bilgisayarı gelişmiş özelliklere sahip. Kolay okunan renkli ekrana, eksenli bir pusulaya, gerekli verileri telefonunuza yükleyebileceğiniz aplikasyona iletebilen bluetootha sahip bu bilgisayar dalıcıların yeni favorisi olmaya aday. Mayıs 2017’nin dalış ekipmanlarına da bir göz atın.

Nejdet Demirtaş’tan Kadına Yönelik Şiddete Dair Anlamlı Çalışma : AYNA

Kadınların yaşamını temelden tehdit eden, sosyal hayata katılmalarına engel olan en büyük sorun kadına yönelik şiddettir. Ülkemizde ve dünyada belirlenen politikalara ve uygulamalara rağmen hangi ırktan olursa olsun tüm kadınların ortak sorunu şiddet kararlı bir mücadeleyi gerektirmektedir.

Kadına yönelik şiddet, bugün sadece Doğu ve Ortadoğu’da değil tüm dünya toplumlarının bir problemidir. Şiddet gören kadınlar toplumun, Danimarka’da %52’sini, Finlandiya’da %47’sini, İsveç’te %46’sını, Hollanda’da %45’ini, İngiltere’de %42’sini oluşturuyor.  Güney Afrika’da her 18 saate bir kadın öldürülüyor. ABD’de her 90 saniyede bir kadın tecavüze uğruyor, Kanada, Almanya, İngiltere Fransa, İsveç, ABD taciz ve tecavüz vakalarında dünyada ilk 10 arasında… nejdet_demirtas_ayna Türkiye’de ise her dört kızdan biri cinsel şiddete mağruz kalmaktadır. Tecavüz mağdurlarının %50’si 18 yaşın altında ve daha çok 7-9 yaşları arasında yer alan çocuklar olurken; ülkemizde acil yardım hattını arayan kadınların % 46,9’u cinsel şiddete,% 57’si fiziksel şiddete uğruyor.

Nejdet Demirtaş’tan Anlamlı Sergi

Sualtı Fotoğrafçısı Nejdet Demirtaş, kadına yönelik şiddeti farklı bir bakış açısıyla anlatmaya çalıştığı “Ayna” adlı sualtı fotoğraflarını geçtiğimiz günlerde Fulya Sanat Merkezi’nde görücüye çıkartmıştı. CMAS’a bağlı 7 ülkeden sporcuların, dünya rekortmenlerinin, Kaş Hastanesi’nden doktorların ve gönüllü vatandaşların modelliğini üstlendiği proje,  elli kişiden fazla çalışanın emeği ile 8 ayda tamamlandı. https://www.facebook.com/nejdet.demirtas.7/videos/pcb.10155396138136240/10155395932246240/?type=3&theater 15 Temmuz ve 15 Ağustos tarihleri arasında Kaş Düşler Akademisi’nde tekrar görücüye çıkacak olan serginin gelirinin %50’si “Kadın Cinayetlerini Durduracağız” platformuna aktarılmakta.

Dalış Öncesi ve Sonrası Maske Bakımı

Kullanımı zorunlu tüplü dalış ekipmanlarının kalifiye bir kişi tarafından yıllık bakım, denetim ve servisten geçmesi gerekir. Ancak sene içerisinde yaptığınız dalışlar öncesinde ve sonrasında tüm ekipmanlarınız özellikle sualtına açılan pencerereniz, maskeniz, özel bir bakıma ihtiyaç duyar.

Dalış Öncesi

  • Maskenizin kayışı silikondan yapılmış bir kayış ise üzerinde ince çatlaklar oluşmuş mu oluşmamış mı diye mutlaka kontrol edin. Kayış üzerinde çatlaklar varsa kayışı mutlaka değiştirin.
  • maskeMaskenizin eteğinin silikonunu mutlaka inceleyin. Maske üzerindeki arızalar en çok bu bölgede sık kullanım dolayısı ile oluşan erimeden ve yırtılmadan kaynaklanmaktadır.
  • Maskenizin tokalarını kontrol edin. Çatlamış, kırılmış, tıkanmış veya takılmış ise gerekli bakımı yapın veya maskenizi değiştirin.
  • Özellikle maskenin camını, çerçevesini çatlamalar ve belirgin aşınmalar var mı diye dikkatlice kontrol edin.
  • Dalış sırasında buğulanma olağan bir durumdur. Bu buğulanmaya karşı piyasada bulunan buğu önleyici ürünleri deneyebilirsiniz. Bu ürünler formaldehit, alkol gibi maskenizde bulunan plastik malzemelere zarar verebileceği için uzun süre maskenizin üzerinde tutmadan hemen durulayın.
  • Maskenizin buğulanmaması için kendi tükürüğünüzü kullanabilirsiniz. Maskenize tükürün ve parmağınızla hafifçe ovalayın. Bu size iğrenç gelse bile zor durumda kaldığınız takdirde hayat kurtarıcı olabilir, iyi durulamak koşulu ile tabi ki! Yanınızda bebek şampuanı varsa bire bir oranda su ile karıştırarak da kullanabilirsiniz.
  • Dalış sırasında buğuyu kısmen engellemenin en önemli yolu da burundan değil ağızdan nefes alıp vermektir. Tecrübesiz dalıcılar için alışması zor bir durum olsa bile zamanla bu konuda iyiye gittiğinizi sizde farkedeceksiniz.

Dalış Sonrası

  • Maskenizi ılık tatlı su ile yıkayarak tuzdan arındırın ve çantanıza kaldırmadan önce küflenmeye karşı tamamen kuru olduğundan emin olun. Kurumaya bırakırken direkt güneş ışığı almamasına dikkat edin.
  • Maskeyi gevşek bir şekilde kaldırın. çantanızda sıkışmasına izin vermeyin. Uzun süre sıkışık veya ezilmiş şekilde duran maskelerin yapısı bozulacak ve su alacaktır.
  • Maskenizi alkol, yağ, benzin, aerosoller ve kimyasal çözücüler ile temas ettirmeyin ve maskenizi bu maddeler ile aynı ortamda bulundurmamaya özen gösterin. Bu tip maddeler maskenizin kauçuk veya plastik kısmına zarar verebilir.

Antalya’da Denize Yapay Resif Blokları Bırakıldı

Antalya, Kumluca’da canlı rezervinin arttırılması amacıyla yapılan yapay resif blokları denize bırakıldı.

Deniz Altında Canlı Rezervinin Arttırılması Projesi kapsamında Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu gözetiminde ve Kumluca Kaymakamlığı, Kumluca Belediyesi, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası ile Kalkınma Bakanlığı ortaklığında saha uygulama çalışmaları yapılmaya başlandı. 30 metre derinlikten başlayarak bırakılan 200 yapay resif bloğu, Finike Limanı’ndan alınarak Mavikent Mahallesi açıklarına bırakıldı. Gökoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, ekolojik dengenin zamanla değişmesiyle su altının hızlı bir şekilde çölleştiğini, buna bağlı olarak da sualtı canlılığının azaldığını söyledi. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu denizde yaşanan çölleşmenin, ekolojik dengenin zamanla değişmesi ve bozulmasıyla yaşandığını söyledi. Buna bağlı olarak sualtı canlı çeşitliliğinde azalma yaşandığını ve bu sebeple Deniz Altında Canlı Rezervinin Arttırılması Projesi’nin hayata geçirildiğini belirtti. Yapay resiflerin denize bırakılmasına Kumluca Belediyesi Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, Kumluca Kaymakamı Polat Kara, Mavikent Mahallesi Muhtarı Adem Karataç, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Murat Hüdavendigar gibi yetkililer eşlik etti.

800 Yapay Resif Bırakılacak

Doç. Dr. Gökoğlu projenin beş yıllık bir uygulama süreci ve iki etaptan oluştuğunu belirtti. Bu süreç içerisinde ilk etapta 30 metre derinlikten başlayarak 800 yapay resifin bırakılmasının hedeflendiğini söyleyen Gökoğlu kazanımları uygulama sonunda ele alarak paylaşacaklarını dile getirdi.

Datça’da Sualtından 1400 kg Atık Çıkarıldı

Kabotaj Bayramı kutlamaları kapsamında Datça Limanında deniz dibi temizlik çalışması yapıldı. Dalışlar, Datça Belediyesi ve Datça Liman Başkanlığı’nın da desteği ile Bodrum Belediyesi Dalış Ekibi tarafından gerçekleştirildi. Yapılan temizlik dalışları sonunda 1400 kg atık çıkartıldı.

Datça Liman Başkanlığının ve Datça Belediyesi’nin düzenlediği Denizcilik ve Kabotaj Bayramı etkinlikleri kapsamında Datça Limanın’da yapılacak olan sualtı temizlik çalışmasına davet edilen Bodrum Belediyesi Başkanı Mehmet Kocadon, Datça Liman Başkanı Selçuk Arslan ve Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar atık temizleme çalışmalarını beraber takip ettiler.

Bodrum’da 18 Koyda Atık Temizliği

Bodrum’da 3 senedir devam eden Deniz Dibi Temizlik Kampanyası hakkında Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar’a bilgi veren Bodrum Belediyesi Başkanı Mehmet Kocadon bu sene Bodrum’da 18 koyda temizlik çalışması yaptıklarını ve her sene çıkan atık miktarının azaldığını belirtti. “Halkın bilinçlendiğini görmek çok güzel. Amacımız çocuklarımıza temiz bir dünya, temiz bir deniz ve temiz bir gelecek bırakmak.” diyerek sözlerine devam etti. Datça’dan gelen temizlik teklifine çok sevindiklerini belirten Başkan Mehmet Kocadon, gönüllü olarak gerçekleştirecekleri bu çalışma için çok mutlu olduklarını söyledi. Datça Belediyesi Başkanı Gürsel Uçar yapılan temizlik çalışmalarına Bodrum Belediyesinin katkıları için teşekkür etti. Yapılan temizlik çalışmaları sonrası denizden 1400 kg ağırlığında atık çıkartıldı.

Yeni Başlayan Dalıcıların Korkulu Rüyası : Maske Tahliye

Maske tahliye ilk öğrenilen becerilerdendir. Dalış maskesini tahliye etmek yeni başlayanların en sıkıntılı anlarından olabilir. Burundan nefes almama refleksinin oluşmasını sağlar. Bazen zorlu olabilmektedir.

Bu beceriyi öğretirken 5 öğrenciden 4’ü ilk denemesinde maskesini tahliye ile çok uğraşır. Ancak basit bir uygulama veya birkaç profesyonel uygulama sonrası bu beceri doğal bir hareket olur ve birlikte gelen kaygı bir noktada biter. En büyük sıkıntı burundan su çekme ile gelen rahatsızlıktır. Ayrıca maskenin içindeki çok az suyun bile burun kısmında toplanmasının verdiği devamlı ıslaklık hissi sinir bozucu olabilmektedir. Aradaki küçük farkı çözene kadar dalıcıya endişe hakim olmaktadır. Ancak maske ve su becerileri öğrenildikten sonra su ile tam olarak barışık hale gelebilirsiniz. Maskenizi bir profesyonel gibi tahliye etmek için öncelikle maske tahliye tekniklerini öğrenmeniz ve yaygın yapılan hataları yapmanız gerekir. Bu şekilde endişelerinizi teker teker giderdiğinizi göreceksiniz. Çözüm üretmekle başlayan her adımınızda burundan nefes almama alışkanlığı otomatik olarak gelişecektir.

Başınız hafifçe geriye atarak yukarıya bakın.

Başınızı arkaya doğru atın ve yukarıya bakın. Bu, havayı burnunuzdan verirken maskenizin içindeki suyun, maskenin üst kısmında yer alan su ile yer değiştirmesini ve dışarı atmayı kolaylaştıracaktır.

Maskenizin alt kısmında su için yol açın.

Yeni başlayanlar bu adımda maskeyi çok fazla zorlama eğiliminde olurlar. Maske ile yüz arasında yalnızca kağıt inceliğinde bir boşluk olması yeterlidir. Fazlaca yapılan ayırma ile başladığınızdan daha fazla suyu içeride bulabilirsiniz. Yine fazla yapılan baskı ile maskenin kaymasına sebep olabilirsiniz. Bu beceriler bazı eğitimlerde maskenin üst orta kısmına uygulanan bir baskı ile yapılırken bazılarında maskeyi hafifçe yüzünüzden ayıracak şekilde, sağ ve sol tarafından tutarak, alt kısmı yüzünüzden ayırma şeklinde gösterilmektedir. Maskenizi yüzünüzden kaldırmak veya maskenizin üst kısmına baskı uygulamak arasında bir fark yoktur. Yukarıya doğru hafifçe başınızı kaldırıp havayı burnunuzdan üfleyin. Yüzünüz ile maske arasında bir çatlak olduğu sürece su çıkabilecek bir boşluk bulacaktır.

Burnunuzdan hava verin.

Maske tahliye anlattığım eğitimlerde kullandığım cümlelerden birisi de”Normalde ağızdan mı burundan mı nefes aldığınızı gerçekten şimdi öğreneceksiniz.” olur. Yeni dalgıçlarda gördüğümüz en yaygın şeylerden biri, ağızlarından nefes almaya alışkın olmadıkları için maske ile ilgili zorlandıkları şey burundan nefes alma refleksi olur. Basit bir beceri olmasına rağmen çözemiyorsanız sığ bir yerde yada teknenin merdiven kenarında maskenin burun kısmını açıkta bırakın ve sadece şnorkel kullanarak, kafanız suyun içinde biraz nefes çalışması yapın. Kolayca çözebileceğinizi göreceksiniz.

Maskesiz Soluma

Kulağa hoş geliyor mu? Genelde en zor olduğu düşünülen beceridir. Aslında bu beceri ile ilgili her problem kafanızda oluşturduğunuz bir zorluktur. Çok ihtiyaç duyulan bir beceri değildir. Dalış öncesinde iyi hazırlamadığınız bir maske ile hiç bir şey görmeden dolaşmak yerine maske değiştirme imkanı olsa değiştirmez misiniz? İşte temel beceri maskesiz solumadır. En büyük endişe veya sıkıntı gözlere giren tuzlu su şikayetidir. Ancak bu beceriyi uygularken ihtiyaç duyduğunuzda gözlerinizi kapatabilirsiniz. Ama eğitimler sırasında gözlerin açık olması istenir. Bulanık da olsa bir görüşünüz olacaktır. Artık dalış hayatınız başladığına göre su ile barış imzalayın.